Agatha Christie E-Kitapları


 

DOĞU EKSPRESİNDE CiNAYET

Cinayete kurban olan kişi, Bay Rachett adıyla anılmaktadır. Ve daha sonra gerçek adının Cassetti olduğu ortaya çıkacaktır. Kendisinin öldürüleceğinin farkına varmış ve korunması için aynı trende bulunan dedektif Poirot’a yirmibin dolar teklif etmiş, fakat Bay Poirot adamın tehlikeli biri olabileceğini dedektiflik içgüdüsünün de yardımıyla sezinleyerek kabul etmemiştir.
Cassetti’nin öldürülme sebebi, daha önce çocuk kaçırma olaylarına karışmış olmasıdır. En son ise Amerika’nın tanınmış ailelerinden Armstrong’ların kızını kaçırmış ve fidye istemiş, daha sonra ise de çocuğu öldürmüştür.
Cinayetin aydınlatılma işini Ekspresin müdürlerinden olan Bay Bouc, Poirat’a teklif eder, o da bunu kabul eder ve ipuçlarını o anda trende bulunan doktoru da yanlarına alarak, üçü araştırmaya başlarlar. Cinayeti ortaya çıkarabilecek dört ipucu bulunur;
Bunlar bir kondüktör elbisesi düğmesi, bir pipo temizleyici, üzerinde H harfi bulunan değerli bir mendil ve cinayetin saatini bulmalarına yardımcı olabilecek 01:15’i gösteren durmuş saat, doktor da yaptığı incelemeler sonucunda cinayetin 00:00 ile 02:00 arasında işlenmiş olduğunu ortaya koyar.
Şimdi bir de trende bulunan yolculara göz atalım: Albay Arbuthnot Hindistan’daki görevini bitirerek İngiltere’ye dönmekte, daha sonra aralarında bir ilişki anlaşılan Mary Debenham ise, 25 yaşlarında mürebbiyelik yapan biridir. Mac Queen Rachett’in sekreteri, Prenses Natalia Dragomiroff, yaşlı, soğukkanlı ve son derece çirkin olmasına rağmen güçlü bir kişiliğe sahiptir. Caroline Hubbard, hep kızından bahseden orta yaşlı geveze bir kadın, Masterman ise Rachett’ın uşağıdır. Michel yıllardan beri aynı hatta çalışan kondüktördür. Trende seyahat eden 13 yolcudan diğer altısının isimleri ise, Greta Ohlsson, Kont ve Kontes Andrenyi, Cyrus Hardman, Foscarelli, ve Hildegarde Schmidt’tir.
Delilleri incelemeye ve tanıkları dinlemeye başlayan üçlü, ipuçlarını yavaş yavaş çözerek sonuca ulaşmaya başlarlar. Bu süreçte İstanbul Calais vagonundaki yolcuları tek tek sorgular, cinayetin işlendiği gece koridorlarda gezen kırmızı kimonolu bir kadın saptanır. Cinayeti iki kişinin işlediği kanısına varırlar. Bunun sebebi cesedin üzerindeki bıçak yaralarının fasılalarla açıldığıdır. Tariflere göre cinayeti işleyen esmer, kısa boylu, zayıf ve ince kadın sesli biridir. Bu da cinayeti biri kadın biri erkek iki kişinin işlediği kanısını ortaya koyar.
Cesette on iki adet yara bulunmakta, vagondaki tek pipo içicisinin Albay Arbuthnot olduğu anlaşılır. Düğmelerin bulunduğu üniformayı ise sadece kondüktör giymektedir. Trende H harfiyle başlayan isme sahip biri de bulunmamakta, tüm kapıları kilitli olan trene dışarıdan yolcu binmediğine göre, katil vagonun içerisindedir. İçerideki on üç kişiden biridir ama hangisi?
Kitabın bundan sonraki bölümleri daha da ilginç ve sürükleyicidir. Hercule Poirot hemen her yolcunun bu cinayeti işleyebileceği ihtimaline karşın olanca titizliğiyle onları dinlemeye devam eder. Her birinin cinayeti nasıl ve ne amaçla yapabileceklerini kurgular; ancak hiçbirinin bu işi yapmamış olduklarına dair veriler de mevcuttur. Dışarıdan biri de vagona binmediğine göre bu cinayeti kim planlanmış ve yapmıştır?
Kitap oldukça ilginç ve akla gelmeyecek bir biçimde sonlanır. Poirot ince zekası sayesinde cinayeti çözmüş, en son vagondaki tüm yolcuları yemek salonuna toplar ve cinayeti açıklar. İki ihtimal vardır, birincisini salondakilere anlattığında yolcular bunu fazla inandırıcı bulmaz. İkinci ihtimal ise doğru senaryodur. Fakat bu da yolculardan hiçbirinin işine gelmez.Birinci ihtimalin tüm yolcular, dedektif, ekspresin müdürü ve doktor tarafından kabul edilmiş olmasının sebebi budur.

ALINTI

GECE YARISI CİNAYETİ

Yakışıklı bir genç.İstediği bir şeyler vardı ama bunların ne olduğunu o da
bilmiyordu.Ünlü mimar. Ölümünün çok yakın olduğunu düşünüyordu.Bir
çingene. Geleceği gördüğünü iddia ediyor, tehditler savuruyordu. Genç bir
kız. Çingene Çergişinde aradığı mutluluğu bulacağından emindi.Güzel bir
sarışın. Ama ondan hoşlanmayan pek çoktu.Ellie’nin üvey annesi. Huzursuz,
birkaç kez evlenmiş, sivri dilli bir kadındı.Ellie’nin vasisi. Yaşlı avukat bazı
kimselerden şüpheleniyordu. Ellie’nin akrabası. Adamın bazen dolandırıcılığa
kalktığı fısıldanıyordu. Eliie’nin kuzeni. Dalgın tavırlarına rağmen aslında çok
zeki bir adamdı. Banker. Bazı kimselerin kendisinden şüphe ettiklerini
bilmiyordu. Yaşlı bir İngiliz. O civarda en çok onun sözü geçiyordu.
Köy doktoru. Fazla ilaç içilmesine hiç taraftar değildi.

ALINTI

NİLDE ÖLÜM

Kitabın ilk dedektifi, aslında Mısır’a tatile giden, ama orada NİL’DE ÖLÜM‘ü çözmek zorunda kalan Hercule Poirot. Christie’nin ilk romanı Styles’da okurla buluşan, daha sonraki 50 yıl boyunca “küçük gri hücre”leri sayesinde yaklaşık 100 farklı macerayı çözen Belçikalı dedektif Hercule Poirot.

İkinci hikâye MAKİLÂNEDEKİ ESRAR‘da ise Scotland Yard’da görevli olan Başmüfettiş Battle yer alıyor . Agatha Christie’nin okurlarına bu kitapla tanıttığı Battle, yazarın beş romanına konuk oluyor.

Agatha Christie’nin iki kitabı da dilimize polisiye edebiyatın ülkemizdeki en hatırı sayılır isimlerinden Sevin Okyay tarafından kazandırıldı. Yaptığı çalışmalarla, hem okurun yeni yazarlarla tanışmasına hem de türün edebiyat dünyasında daha saygın bir yer edinmesine vesile olan Okyay, NTV Radyo için dokuz yıldır Cinayet Masası’nı hazırlıyor.

Sahne, sinema, televizyon, radyo, sesli kitap ve bilgisayar oyunlarına yıllardır yapılan başarılı uyarlamaların ardından Agatha Christie’nin en meşhur romanları artık çizgi roman olarak da okurların karşısında. Böylece hem okumuş olanların yeniden keyifle okuyacağına hem de Christie’yi okumamış yeni kuşağın onun eserlerini tanıyacağına inanıyoruz.

ALINTI

ÜÇ PERDELİK CİNAYET

Ünlü bir tiyatro oyuncusunun evindeki akşam yemeğine on üç konuk davetlidir. Ne var ki konuklar arasında bulunan yumuşak huylu rahip Stephen Babbington şanssız bir gecesindedir. Adamcağızın yudum yudum içtiği içki boğazına kaçar ve çırpınarak ölür.

Rahibin içki kadehi kimyasal analiz için adli tıbba yollanınca, Poirot’un tahmin ettiği sonuç ortaya çıkar: Kadehte zehir izine rastlanmamıştır.

Şimdi oldukça karmaşık bir durum ortaya çıkmıştır, çünkü cinayet işlemek için geçerli bir neden de yoktur.

ALINTI

VE AYNA KIRILDI

Miss Jane Marple pencerenin önünde oturuyordu. Pencere, bir zamanlar nkendisi için büyük gurur kaynağı olan bahçeye bakıyordu. Ama artık o günler geçmişte kalmıştı. Şimdi pencereden dışarı bakınca tüyleri ürpererek yüzünü buruşturuyordu. Bahçe ile uğraşması bir süre önce kendisine yasak edilmişti.
Eğilmeyecek, çapa çapalamıyacak, bahçe kazmıyacak, çiçek dikmeğe kalkışmryacaktı… Olsun olsun da ancak yorulmadan çiçek budamasına izin vardı. Haftada üç gün gelen ihtiyar bahçıvan Laycock bahçeye çekidüzen vermek için, elinden geleni yapıyordu. Fakat onun mükemmel dediği (ki hiç de mükemmel değildi) ancak kendi ölçülerine göre mükemmeldi. Yoksa bu ölçüler hanımının ölçülerine kesinlikle uygun değildi. Miss Marple bahçede neler yapılmasını istediğini gayet iyi biliyordu ve bir işin yapılmasını istediği zaman Laycock’a gerekli emirleri veriyordu. İşte o zaman ihtiyar Laycock ustalığını gösteriyordu. Ama ilk heyecanı geçtikten sonra gayrete gelip emredilen şeyleri yapmak için hiçbir istek göstermiyordu. «Çok haklısınız, hanımefendi. Şuraya şakayıkları dikeriz, duvar dibine de iri çan çiçeklerini sıralarız.
Dediğiniz gibi bu hafta her şeyden önce bu iki işin yapılması gerek. Fakat Laycock’un işleri asmak için daima akla yakın mazeretleri bulunuyordu; en beylik mazereti de hava şartlarıydı. İşler gecikti mi, mutlaka hava ya çok kuruydu, veya çok yağmurlu… Ya da toprak çok su emmiş oluyordu… Veyahut ta hava don yapacağa benziyordu. Ya da sırada, o işlerden çok daha evvel yapılması gereken önemli bir iş oluyordu. Bu önemli şey de genellikle onun hesapsız yetiştirmeğe meraklı olduğu lahanalarla veya pırasa fideleriyle ilgili ‘bir iş olurdu. Laycock’un bahçıvanlık sanatı hakkındaki prensipleri gayet basitti; bir batice sahibi ne kadar bilgili olursa olsun, onu bu prensiplerinden vazgeçmeye zorlayamazdı. Pencereden bahçeye baharken Miss Marple hep bunları düşünüyordu. Sonra bakışlarını bahçeden
kaçırdı, tekrar yün işini eline aldı. insan gerçeklere korkusuzca bakmayı bilmeliydi: St. Mary Mead artık eski St. Mary Mead değildi. Bir bakıma, her şey değişmişti. İnsan bunun suçunu savaşlara, genç neslin vurdumduymazlığına, kadınların artık evlerinde oturmayıp işe gitmelerine, atom bombasına veya sadece, hükümete yükleyebilirdi…
Fakat insanın artık her şeyin değiştiğini düşünürken asıl kastettiği insanın kendinin yaşlanmakta olduğuydu. Çok mantıklı bir yaşlı hanımefendi olan Miss Marple bunun gayet iyi farkındaydı. Ne var ki,
yaşlandığını St. Mary Mead’de garip bir şekilde çok daha fazla hissediyordu, çünkü bu kasaba çokuzun yıllardan beri onun yuvasıydı. St.. Mary Mead, yani ilçenin özü sayılan eski kasaba, hâlâ mevcuttu. Mavi Domuz hâlâ yerindeydi; kilise, papazın kaldığı ev, Kırali-çe Anne’ın küçük yuvası, George devri üslûbunda yapılmış evler… Kendi evi de onlardan biriydi. Miss Hartnell’in evi hâlâ yerindeydi, son nefesine kadar uygarlığa ve yeni
gelişmelere karşı ‘koymak için mücadele eden Miss Hartnell de o evdeydi. Miss VVeatherby ölmüştü, şimdi onun evinde banka müdürü ile ailesi oturuyordu, evi de, kapılarıyla çerçevelerini açık tatlı maviye
boyayarak ‘biraz eli yüzü düzgün hale sokmuşlardı. Eskiden kalma öbür evlerin de çoğunda yeni kiracılar oturuyordu, fakat yeni kiracılar, onları kendilerine satan emlâk komisyoncularının o evlerde bulunduğundan söz ettikleri «eski zaman havası falan koydurmuşlardı. Evler eskisine oranla hemen hiç farketmediği hakle, kasabanın ortasından geçen cadde için ayni şey
söylenemezdi. Cadde üzerindeki dükkânlar sahip değiştirdi mi, yeni mal sahipleri derhal mağazaları ve dükkânları tamamen modern bir kafayla yeniliyorlardı. Balıkçı dükkânı, içinde dondurulmuş balıkların pırıl pırıl yattığı yeni lüks vitrinleriyle artık tanınmaz hale gelmişti. Kasap ise halâ tutucu kalmıştı. Gerçekten de parası olan için etin daima iyi kalitelisi vardı. Paranız yoksa, daha ucuz etleri, sert incikleri alır ve onlarla yetinmek zorunla kalırdınız.

ALINTI

İndirme Linkleri
Hotfile: İndir
Transitfiles: İndir
Fileserve: İndir

 

Agatha Christie E-Kitapları ile Benzer Yazılar:

29 Temmuz 2011 Saat : 2:00

Agatha Christie E-Kitapları Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

 Son Yazılar FriendFeed

SPONSORLAR

Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı...

E-POSTA ABONELİĞİ

E-Posta adresiniz:

Delivered by FeedBurner

E-Postanıza gelecek olan onay linkine tıklamayı unutmayın.

site ekle

Bu sitede yer alan dökümanlar tanıtım amaçlıdır.Edinilen Dökümanlar 24 saat içinde kullanıcılar tarafından silinmelidir.
Telif Hakkı nedeniyle iletişime geçildiği takdirde,ilgili bağlantı ve linkler gözden geçirilerek 72 saat içerisinde gerekli işlem yapılacaktır.

Bu siteden Alıntı yapılabilir.Alıntı yapıldığı zaman lütfen Kaynak linkini konu içeriğinde gösteriniz.