Blogdan E-Kitap Arşivi-4

Dosya İçeriği

Tarihteki İlginç Olaylar

Makedonya Kralı Philip hükmettiği yıllar boyunca kötü ününden ve ileri
derecedeki aşağılık kompleksinden çok çekti. Krallığını, Yunan dünyasında
hatırı sayılır güçlerden biri haline getirmiş olmasına rağmen, Korintliler,
Atinalılar ve Spartalılar gibi güneydeki daha kültürlü komşuları kendisini ve
arkadaşlarını hep vahşi, dağda yaşayan barbarlar olarak gördü. Kişisel geçmişi
ve görünüşü de yüksek yerlerde saygı görmesine yetmiyordu. Öncelikle ordusunu
savaş alanına kendi götüren askeri bir liderdi.
Bunun sonucu olarak da birçok yerinden yara almıştı. Aldığı kötü darbelerden
biriyle bir gözünü kaybetmiş ve bir mızrak darbesiyle de baldırından
yaralanmıştı. Bu yaraların ikisi de doğru düzgün iyileşmeyip sürekli irin
akıtıyorlardı. Özellikle bacağından çok kötü bir koku geliyordu. Ayrıca
dedikodulara göre, tahtı ele geçirebilmek için anne katili olarak affedilmez bir
suç işlemişti.
Özel yaşamı da aynı derecede skandallarla doluydu. İlk karısı Dionysius
rahibesi, yani bugünkü söylemle tapınak fahişesiydi. O zamanlar böyle bir iş çok
kabul görüyordu ve o da küçük bir kralın kızı olduğunu iddia ediyordu. Gerçek
skandal ise halkın önünde kavga etmeleriydi. Philip’e bir oğul doğurdu, efsanevi
İskender’i ve sonra İskender’in babasının Philip olmadığını, tanrı Zeus’un bir
yılan kılığına girerek odasına girdiğini ve çocuğun Zeus’dan olduğunu her yerde
konuşmaya başladı.
Günümüzün politika ve seks skandalları Pella’nın başkentinde kraliyet
sarayında dönen olaylar karşısında hiç kalır. Karısı, Philip’i resmen
boynuzladığını açıklıyordu. Kadının yılanlarla dolaştığı bilinmekteydi. Kral da,
kendisiyle yatmak isteyen herkesle, erkek-kadın ayırt etmeden yatma arzusuyla
tanınıyordu.
İskender’le olan ilişkisi sevgi-nefret ilişkisi olarak tanımlanabilir. Bir yandan
aralarında gerçekten sevgi dolu anlar geçiyordu. Philip, zamanın en ünlü hocası
Aristoteles’i İskender’e ders vermesi için getirtmiş ve burnu havada Yunanlıların
çocuğa saygı göstermeleri için yanıp tutuşmuştur. İskender de katıldığı ilk büyük
savaşta babasının etrafı düşman askerleriyle çevrildiğinde onu kurtarmak için
ileri atılmıştır. İskender, kelimenin gerçek anlamıyla kendisini babasıyla
düşman mızrakları arasına atmıştı…(Kitaptan)–maximumbilgi.com araştırma serisi

7 Eylül 2011
3.446 kez okundu
bosluk

Stephen King-Yaratık ve Falcı E-Kitapları

Yaratık

Nevada’nın bitmek bilmez yollarının büyük bölümü çöllerin ortasındadır. Bu çöllerden geçenler ister istemez tedirgin hissederler kendilerini. Çünkü varacakları yere kadar tanımsız bir korku eşlik eder onlara. 50 numaralı yolda güneşin altında seyahat eden insanlar, gidecekleri yerlere asla varamayacaklardır: yani New York City’deki evlerine dönen Profesör Jackson ve karısı, lake Tahoe’ya tatile giden Wenworth-Ohio’lu Carver ailesi ve bir Harley motosiklet üzerinde seyahat eden orta yaşlı ünlü yazar Johnny Marinville. Bir yol levhasına çivilenmiş kedi ölüsü, Çin Çukuru denen bir dağın yamacına kurulmuş Desperation isimli küçük madenci kasabasının işaretidir. Bölgede trafiği yöneten kişi, kendisini kanun olarak gören dev yapılı polis Collie Entragian’dır. Arabanızın plakası çalınmış ya da düşmüşse, veya lastiğiniz patlamışsa işiniz bitik demektir. Bölgede korkunç şeyler olmaktadır ve Entragian, işin sadece görünen yüzüdür. Desperation’u etkisine alan gizem ve kasabayı bir virüs gibi sarmış olan kötülük, korkunç ve dehşet vericidir. Tanrısal güçle kötülüklerin karşı karşıya geldiği bu romanda Stephen King, soluk soluğa bir maceraya çağırıyor okurlarını.

4 Eylül 2011
1.374 kez okundu
bosluk

Blogdan E-Kitap Arşivi-3

Dosya İçeriği;

Adalet Ağaoğlu-Bir Düğün Gecesi

Bütün olaylar Ankara’da birkaç saatlik düğün esnasında geçer.Her biri ayrı yollar tutturmuş üç çocuk anası Fitnat Hanımın torunu Ayşen evlenmektedir.12 Mart hadiselerinden bir süre sonradır.Fitnat Hanımın büyük oğlu İlhan eski bir milletvekili, halen işini bilir zengin bir insandır.Karısı Müjgan da bu burjuva hayatına uymuştur.Fitnat Hanımın öğretim üyesi olan küçük kızı Aysel marksisttir ve yeğeninin düğününe gelmemiştir.Aysel’in kocası Ömer de Siyasal Bilgilerde profesör iken marksist düşüncelerinden dolayı bir ara görevinden uzaklaştırılmışsada tekrer görevine dönmüştür.Fitnat hanımın diğer kızı ressam Tezel inançsız ve bedbin bir marksistse de , dönemin adamı olmaya yanaşan solcuları göre göre onlara olan inancını da kaybetmiştir.Tezel iki defa evlenip boşanmıştır,bohem bir hayat sürmektedir.İlhan kızı Ayşen’in anarşistler eline düşmekte olduğunu fark ederek onu bir general oğlu olan Ercan’la alelacele evlendirmektedir.

4 Eylül 2011
1.425 kez okundu
bosluk

Richard Dawkins-Tanrı Yanılgısı E-Kitap

Tanrı Yanılgısı

New York Times Bestseller
Uluslararası Bestseller

“Herkesin okuması gereken bir eser.”
-The Economist
Kendimizi, doğaüstü varlığın egemen olduğu yaşamlardan kurtarabileceğimiz, yeni bin yılın kitabi olarak görüyorum.”
-Brian Eno
‘…eğlenceli, oldukça bilgilendirici, görkemli yazılmış …aldığımız ilk dini eğitimden bu yana başımıza bela olan boş inançlardan kaynaklanan bu zırvalara kapıldığımız için zekice azarlanıyoruz’
Rod Liddle, Sunday Times
‘Heyecanlı ve neşeli bir kitap. Dawkins, kuvvetli tezlerinin tüm gücüyle kükreyerek geliyor…’
Joan Bakewell, Guardian
‘Ateşli, akıllıca, eğlenceli, moral verici ve hepsinin ötesinde ölümcül derecede lüzumlu…’
Daily Express
‘Tanrı Yanılgısı olağanüstü ilginç bir kitap… parıldayan dili ile anlatılmış bu kitap sadece okumayı bir zevk haline getirmekle kalmıyor, aynı zamanda geniş bir yelpazede düşünmemiz için beynimizi uyarıyor’
Financial Times
‘Dawkins, bir gölge süper güç tarafından sarmalanmış, elverişli ve rahat bir ortamda bulunan bir insan dünyasına ihtiyaç duymayan okuyuculara bir parça akıl ve entellektüel bakış ila haz veriyor’
Herald Tribune
‘Dünyayı bir kez daha yıkayan, köpüklü bir boş inanç gelgitine karşı, bütün kariyeri boyunca hayatın kendisinin zor ve muhteşem sebebini kanıtlayan büyük bir bilimadamından, fevkalade savaşçı bir atak’
Johann Hari, Independent
“Yaratılışçılar ile Tanrı’ya inanlar, Dawkins’i kendilerinin bas düşmanı olarak görmekte haklılar. The God Delusion’da kendinin ne müthiş bir hasım olduğunu göstermektedir. Coşkuyla ve heyecanla okunan bir yapıt… Tam da Papa ile İslam’ın birbirinden uzaklaştığı bir ortama denk geldi.”
-The Guardian
Son zamanlarda, Discover dergisi, evrimi sert ve etkili savunduğu için Richard Dawkins’i “Darwin’in Rottweiler”i olarak anmaktadır. Prospect dergisi ise onu, (umberto Eco ve Noam Chomsky ile birlikte) dünyanın ilk üç halk aydınından biri olarak seçti. Bu kez Dawkins keskin zekâsını din üzerine çevirir, dinin hatalı mantığını ve yol açtığı acıları ifşa eder.
Eski Ahit’in cinsiyet takıntılı tiranından, Aydınlanma düşünürlerince müşfik (ama hala mantık dışı) Kutsal Düzenleyici olmasına kadar Tanrı’yı bütün formlarıyla eleştirir. Dine ilişkin bütün önemli argümanları didik didik eder ve doğaüstü bir varlığın olamazlığını açık seçik ortaya koyar. Konuları tarihsel ve çağdaş kanıtlarla destekleyerek, dinin nasıl savaşı ateşlediğini, bağnazlığı kışkırttığını, çocukları istismar ettiğini gösterir. Böyle yaparak, Tanrı inancının sadece akil dişi (irrasyonel) değil, ayni zamanda potansiyel olarak ölümcül olduğu seklinde zorlayıcı bir durum yaratmaktadır.
Dawkins’in dini çürütmeye yönelik ateşli ve şiddetli tarzı, Kutsal Kitap’ı delik deşik eden tutarsızlık ve zalimlikler durmadan dile getiren, “maharetli tasarım”ın anlamsızlığı ya da can çekişen Orta Doğu veya Orta Amerika köktendinciliği karşısında tüyleri diken diken olan herhangi biri tarafından bağrına basılacaktır.

3 Eylül 2011
2.172 kez okundu
bosluk

Jeff Abbott-Panik E-Kitap

Panik

“PANİK, zekice ve ince düşünülerek yazılmış, göz alıcı bir macera romanı. Jeff Abbott hiç şüphesiz gerilim romanlarının yeni ismi.”
Harlan Coben

3 Eylül 2011
1.065 kez okundu
bosluk

Chris Cleave-Kundakçı Kitabı Tanıtım

Kundakçı

SÜRÜKLEYİCİ KURGUSUYLA VE SÜRPRİZLERİYLE 2010A DAMGASINI VURAN KÜÇÜK ARInın yazarından ULUSLARARASI BESTSELLER Aptal değilsiniz. Kusursuz anne diye bir şey olmadığını biliyorsunuz. Diğer pek çok kitap size olduğunu söyleyecektir ama bu kitap size yalan söylemeyecek. Zayıftım ve ihanet ettim ve cezalandırıldım ama Tanrım bütün bunlar sırasında çocuğumu sevdim. Sevgi hiçbir zaman yıkılmamak ve size yaptıkları şeylerden daha güçlü olduğunuz anlamına gelir. Bunun doğru olduğunu biliyorum; çünkü yangını yaşadım ve ben sevginin hayatta kalabildiğinin kanıtıyım. Kusursuz bir anne değilim ama size kusursuz gerçeği anlatacağım çünkü burada siz ve ben konuşuyoruz. Bu benim hikâyem. Büyüleyici. -The Economist Harikulade. -Daily Telegraph Hayran olmamak ve duygulanmamak imkânsız. -Guardian Çarpıcı -New York Times Chris Cleave dehşet verici bir zeminde, etkileyici ve güzel sahneler yaratma becerisine sahip. Elimden bırakamadım, altüst edici, kışkırtıcı ve iyi yazılmış. -Observer

31 Ağustos 2011
816 kez okundu
bosluk

Murathan Mungan-Şairin Romanı Kitabı Tanıtım

Şairin Romanı-Tanıtım.1

Adı Yerküre olan bir gezegen. En büyük kara parçası sayılan Anakara’da farklı yerlerden farklı nedenlerle Odragend’e varmak üzere yola çıkan gezginler. Elli yıl sonra yurduna dönen bir bilge şair. Yıllarca evinden hiç çıkmadan yaşadıktan sonra, çıraklarıyla birlikte kendisini yollara vuran bir şiir filozofu. Yalnızca şairleri öldüren bir katilin izini süren atlı polis ve yardımcısı.
Yol boyu içinden geçtikleri yerler, yaşamlar. Surlarında şiir bayrakları dalganan şehirler. Kanatları göğün gizemlerini birbirine bağlayan kuşlar. Sayıların, sözcüklerin, şifrelerin ardında ömür tüketen matematikçiler, dilciler, sözlükçüler, şairler… İnsanların ruhlarını sağaltan rüya terbiyecileri.
Batı’nın modern çağ fantazi romanlarıyla Doğu’nun Binbir Gece Masalları’nın özgün bir bileşimi.
Tabiata, emeğe ve şiire bir övgü.

31 Ağustos 2011
914 kez okundu
bosluk

Karikatür Arşivi

İnternette ve Facebookta dolaşan karikatürleri toparladım arkadaşlar.

Dosyada toplam 940 tane karikatür var.

Dosya boyutu: 55Mb

Karikatürlerden bazıları; RAR ŞİFRESİ: www.blogdan.net

29 Ağustos 2011
1.567 kez okundu
bosluk

Dan Brown E-Kitapları

DA VINCI ŞİFRESİ

Paris Louvre Müzesi müdürü Jarques Sauniere bir gece müzede esrarengiz bir cinayete kurban gitmiştir. Aslında o gece Harwardlı simgebilim profesörü Robert Longdan ile buluşacaktı. Profesor Longdon iş gezisi için Paristeydi ve Jorques Souniere ile de görüşmek istiyordu. Kendisinden randevu talep etmiş fakat herhangi bir cevap alamamıştı. Profesör Longdan aynı gece Hotel Ritz Parisin bir odasında kalıyordu. Fakat gece yarısı respsiyondan gelen telefonla uyandı. Resoepsiyon görevlisi çok önemli bir kişi sizinle görüşmek istiyor, Longdon ise görüşmek istemiyordu. Resepsiyon görevlisinin ısrarı üzerine görüşmek isteyen kişinin kim olduğunu sordu. DCPJ ajanı Teğmen Collet sizin odanıza geliyor efendim. Kapı çaldı ve Teğmen Collet DCPJ ajanı olduğunu ve müze müdürü Jajques Sauniere’nin bu gece müzede bir cinayete kurban gittiğini ve kendisinin onunla birlikte gelmesini istedi. Profesör Longdon bu habere çok şaşırmıştı. Jacques Sauniere’nin neden ona cevap vermediğini anlıyordu. J. Sauniere’nin yerde kolları ve bacakları açık, çırılçıolak duran cesedi vardı. Onun cesedinin hemen yanında 13-3-2-21-1-1-8-5 Ondraro devini al! On Sahte Alim! Ölmeden önce yazdığı mesajı vardı. Cinayet esrarengiz sırlarla doluydu. Ve Sauniere birilerine bir takım mesajlar vermek istiyordu. DCPJ Fransız Adli Polisi şefi Ajan Yüzbaşı Bezu Fache DCPJ’nin kriptoloji bölümünden cinayetin esrarının kalkması için yardım istemişti. Teğmen Collet ve profesör Longdan müzeye geldiklerinde içerde Ajan Bezu kendisini karşıladı. Yüzbaşı Profesörü cinayet zanlısı olarak görüyor fakat bunu kendisine hissettirmiyordu. Fransada DCPJ’nin bu tür olaylarda her zaman uyguladığı bir taktik vardı. Zanlıya sorular sorarak suçu itiraf etmesini ya da bir açık vermesini beklerler daha sonra tutuklarlardı. Yüzbaşı yerdeki sayı ve kelimeleri göstererek profesörden kendilerine yardımcı olmasını istiyordu. Fakat o sırada DCPJ ajanı kriptoloji uzmanı Sophie Neveu içeri girdi. Yüzbaşının zanlı olarak gördüğü Longdon’a derhal Paris Büyükelçiliğinden bir mesaj olduğunu ve araması gerektiğini söyledi. Yüzbaşı Fache, Neveu’nun buraya gelmesinden çok rahatsız olmuştu. Teşkilatta kadınların olmaması gerektiğini düşünen biriydi. Neveu’nun bu tür işlerde çok başarısı vardı. Yüzbaşı kendi cep telefonunu uzattı ve buradan arayabilirsin dedi. Profesör Longdon Amerikan Büyükelçiliğini aradığında telesekreterdeki ses Ajan Sophie Neveu’nun sesiydi. Yani karşısında duran kadına aitti. Telesekreterde; Profesör tehlikedesiniz, Yüzbaşı sizi cinayet zanlısı olarak görüyor ve tutuklamak istiyor. Profesör hiç bozuntu vermeden telefonun kapattı. Ajan Neveu nasıl olurda kendisine yardım etmek isteyebilirdi. Çünkü Yüzbaşı ile Ajan Neveu aynı teşkilattaydı. Buna bair türlü anlam veremiyordu. Bu arada yüzbaşı ile Neveu tartışmaya başladılar. Longdon Yüzbaşıdan tuvalete gitmek için izin istedi. Yüzbaşı Fache kendisine yardım etme bahanesiyle Longdon’un bir açığını yakalayıp tutuklamak istiyordu. Yüzbaşı Ajan Neveu’nun gitmesini istiyordu. Neveu uzaklaştı ama müzeden çıkmadı. Profesöre yardım etmesi gerekiyordu. Gizlice tuvalete gitti. Profesöre, yüzbaşının kendisini neden cinayet zanlısı olarak gördüğünü açıklamak için cebinden cesedin fotoğrafını çıkardı. Müze müdürü ölmeden bir kaç dakika önce yazdığı mesajın en sonunda P.S Robert Longdon’u bul yazıyordu. Fakat bu son cümle yüzbaşının emriyle silinmişti. Neveu, profesörün geriye dönmesi halinde Yüzbaşı Fache’nin onu tutuklayacağın, tek seçeneğinin ise tuvaletteki küçük pencereden Amerikan büyükelçiliğine kaçması gerektiğini söyledi. Profesör kaçarsa direkt olarak cinayet zanlısı olacaktı. Profesörün cebine yerleştirdiği sinyal gönderen küçük aleti bir sabunun içine yerleştirdikten sonra camı kırarak kırmızı ışıkta bekleyen kamyonun üzerine fırlattı. Yüzbaşı Fache ve diğer ajanlar profesörün kaçtığını zannederek sinyali takibe başladılar. Ajan Neveu ile profesör tekrar cesedin yanına döndüler. Aslında yerde yatan adam Neveu’nun büyükbabasıydı. Büyükbabası ile 10 yıldır hiç görüşmemişi. Büyükbabası onla sürekli görüşmek istiyor ve gerçekleri anlatmak istiyordu. Fakat Sophie Neveu büyükbabasına hiç cevap vermemişti. Arkasında bıraktığı sırların Profesör Longdon ile aydınlanabileceğini bildiği için Robert Longdon’u bul yazmıştı. Ajan Neveu Profesöre bu benim büyükbabam dedi ve kendisine yardım etmesini istedi. Profesör yardım edeceğini söyledi. Uzun bir uğraştan sonra tablonun arkasındaki anahtarı buldular. Gül kabartması ve ortasında P.S yazan haç biçiminde altın bir anahtardı.

29 Ağustos 2011
2.277 kez okundu
bosluk

Can Dündar-Lüsyen Kitabı Tanıtım

LÜSYEN

Atatürk, dans etti Lüsyen’le… Tevfik Fikret ona edebiyat dersi verdi. İnönü, evlerinde satranç oynadı. Nazım Hikmet, sofralarında yemek yedi. Kimler yok ki, bu belgesel romanın sayfaları arasında: Mehmet Akif’ten Victor Hugo’ya, Damat Ferid’den Oscar Wilde’a, Yahya Kemal’den Hindenburg’a, Necip Fazıl’dan, Karındeşen Jack’e, Abdülmecid’ten Namık Kemal’e, Sultan Reşad’dan Talat Paşa’ya geçen asrın en ünlü portreleri… Ve onların arasında bir çağ yangınının tam ortasında yaşanmış inanılmaz bir aşk hikâyesi…

29 Ağustos 2011
1.064 kez okundu
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed

SPONSORLAR

Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı...

E-POSTA ABONELİĞİ

E-Posta adresiniz:

Delivered by FeedBurner

E-Postanıza gelecek olan onay linkine tıklamayı unutmayın.

site ekle

Bu sitede yer alan dökümanlar tanıtım amaçlıdır.Edinilen Dökümanlar 24 saat içinde kullanıcılar tarafından silinmelidir.
Telif Hakkı nedeniyle iletişime geçildiği takdirde,ilgili bağlantı ve linkler gözden geçirilerek 72 saat içerisinde gerekli işlem yapılacaktır.

Bu siteden Alıntı yapılabilir.Alıntı yapıldığı zaman lütfen Kaynak linkini konu içeriğinde gösteriniz.