Blogdan E-Kitap Arşivi-10

Anne Mather-Aşk Mabedi

Jamie Russel oğlu Tom için doğru yaptığına inanmıştı.On iki yıl onu Russel ailesinden uzak tutarak ,onu üzeceği için
gerçekleri oğlundan saklamıştı.Ama gerçekler er ya da geç ortaya çıkacaktı…Tom’un amcası Benjamin Russell bir gün
sahneye çıktığında,Tom’u gördüğü an tek bir şey dikkatini çekti ve “eğer philip’in oğlu değilse kimin oğlu?” dedi.
“Bu benzerlik başka türlü mümkün değil.Tom tıpkı babamın gençliği!”

13 Şubat 2012
3.499 kez okundu
bosluk

Blogdan E-Kitap Arşivi-8

Tuncar Tuğcu-Masonların Saklı Tarihi

“Eski Mısır’dan beri insanoğlunun oluşturduğu toplumların belirli bir kesiminde taban bulmuş ve belirli bir düzeyde etkin olmuş tüm gizli örgütler içerisinde, olağanüstü bir güce ulaşarak tarihe sürekli olarak müdahale eden ve gerçek hedeflerini saklamayı başaran biricik örgüt farmason örgütüdür. Hangi olgu, hangi fenomen bu örgüte şimdiye değin hiçbir örgütün ulaşamadığı gücü verdi? Örgütü tüm saldırılara karşı koruyan, tüm araştırmacıları çaresiz bırakan nedir? Bu örgüt bu kadar zamandır kendini nasıl saklı tutuyor? Örgütün hedefleri nedir? Neye ulaşmak, neyi gerçekleştirmek istiyor? Bu sorular bu çalışmanın problem alanının sınırlarını belirliyor. Bu sorular içerisinde ‘örgütün gücünün kaynağı ve hedefleri sorusu temel sorudur.”

16 Aralık 2011
2.210 kez okundu
bosluk

E-Kitap Link Listesi

www.blogdan.net’te bugüne kadar paylaşılan e-kitap linkleri; RAR ŞİFRELERİ: www.blogdan.net

Ahmet Şerif İzgören: Şu hortumlu dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır

Fileserve———-Hotfile

10 Aralık 2011
4.641 kez okundu
bosluk

Blogdan E-Kitap Arşivi-6

Elvin Azar Süzer-Ana Tanrıça Şeytan

İnsanlığın ilk taptığı tanrı bir ana tanrıçaydı! Dünyayı olduğu kadar, evreni de yarattığına inanılan bir tanrıça… İnsanlar ona İÖ. 8000 yılından başlayarak, Sümer’de, Mısır’da, Anadolu’da, Roma’da, kuzey ülkelerinde; hatta Amerika’da (Aztekler ve Mayalar) binyıllarca taptılar. O bir bolluk ve verimlilik tanrıçasıydı. Bu nedenle ona hep seks dolu şölenlerle aracılığı ile tapıldı. Sonra Yahudilik geldi; binyılların ana tanrıçası, bir şeytana dönüştürüldü!

13 Eylül 2011
2.723 kez okundu
bosluk

Blogdan E-Kitap Arşivi-5

Maksim Gorki-Ana

Nilovna Rusya’nın bir kasabasında yaşayan bir işçi eşidir. Kocası onu evde sürekli kullanıyor ve oldukça sık döverdi. Kasabadaki diğer evlerdeki durum da pek farklı değildir. Kasabada kimse birbirine yakın değildir. Herkes birbirini nedensiz bir kinle izlemektedir. Kocasının ölümüyle Nilovna’nın tek yakını oğlu Pavel kalır. Pavel içki içmeyi dener, içki pek hoşuna gitmez. Sonraları ise kendini sosyalizme verir ve boş zamanlarında bol bol kitap okumaya, arkadaşları ile bazı toplantılara katılmaya başlar. Ana ise endişeli ve biraz da meraklı bir halde onları izlemektedir. Onu en çok endişelendiren onların Hıristiyanlık hakkındaki düşünceleri ve oğlunun yakalanma ihtimalidir. Önce onlarda kalmaya başlamış olan Andrey, sonraysa oğlu tutuklanır. Oğlunun tutuklanmasındaki en büyük etken oğlunun fabrika müdürüyle yaptığı tartışma ve ortaya çıkan bildirilerdir. Oğlunun hapse girmesinden sonra bir arkadaşının tavsiyesiyle Nilovna fabrikada bir işe girer ve bildirileri içeri sokarak onların devamlılığını sağlar. Bu sıralarda Andrey de hapishaneden çıkar ve Ana’ya gizliden gizliye okuma yazma öğretmeye başlar. Bu sayede Ana’nın Andrey’e duyduğu sevgiyi ve güveni artar. Ayrıca Ana oğlunun kendine hiç söylemediği bazı yanlarını Andrey’den öğrenir. Oğlunun Saşa’yı sevdiğini fakat dava uğruna evlenemediğini öğrenmesi, özellikle bunu başka birinden duyması iyice moralini bozar.
Pavel hapisten çıktıktan sonra da evlerine yapılan baskınlar devam eder. İspiyoncu Isay’ın öldürülmesinden sonra daha da sıklaşır. Fakat herhangi bir tutuklama olmaz. Bu sırada, Pavel ve arkadaşları 1 Mayıs hazırlıklarına devam etmektedirler. Ana, Pavel’in işçi bayramında bayrağı taşıyacağını öğrenir bu ise Pavel’in tutuklanıp kürek yada sürgün cezasına çarptırılacağı anlamına gelmektedir. Ana daha bilinçli olmasına rağmen, Pavel’in bu inadını saçma bulmaktadır. Ama oğlunu vazgeçiremeyeceğinin farkındadır. 1 Mayıs’ta bildirilerin de etkisiyle herkes sokaklara dökülür ve yürüyüşe geçerler. Askerle karşılaşılınca ise grupta Pavel, Andrey ve birkaç yoldaş kalır. Askerler onları yaka paça yakalayıp hapsederler.
Kendisi için en iyisinin kente gitmek olduğuna karar verilir. Kentte, Nikolay isminde bir gencin yanında kalmaya başlar. Fakat eskisi gibi boş boş evde oturmak değil, fabrikada olduğu gibi dava için, oğlu için bir şeyler yapmak istemektedir. Oğlunun arkadaşı olan Rıbin isimli birinin kasabadayken köylere gidip onları uyaracağı bilinmektedir. Rıbin efendi takımına büyük kin duymaktadır. Pavel ve Andrey ise devrimin kansız bir şekilde yapılması taraftarıdırlar ve Rıbin’in halkı isyana sürükleyeceğini düşünmektedirler. Pavel ve arkadaşları hem bu kini kıracak hem de insanları, ezenlere karşı uyaracak bildiriler yayınlamayı planlarlar. Ana görevi üzerine alır. Köylere giderek, Rıbin’e kitap ve bildiri taşımaya başlar. Bu sayede dağıtımda Rıbin’den de faydalanmış olurlar. Ana Rıbin’in insanın sinirini bozan sözlerini sevmemekle beraber onun insanların acılarını gördüğünü ve halk için çalıştığının farkındadır.
Bu gezilerden birinde köyde çalıştığı fabrika tarafından adeta kanı emilmiş hasta bir gençle tanışır. Bu gencin anlattıkları henüz kafasında canlandıramadığı sömürülmenin canlı kanıtıdır, artık kendini işine daha fazla vermeye başlar. Bu, Nilovna’nın gördüğü burjuvazi tarafından çürütülmüş ilk kişiydi. Daha sonraları sürekli evlerine gelen bir yoldaşın zatüreye yenik düşmesine, bir başkasının kafasının kılıç kabzasıyla acımasızca ezilmesine şahit olur. Köye gittiği günlerden birindeyse Rıbin’in polislerce acımasızca dövüldüğünü görür. Bu tecrübelerin etkisiyle burjuvazinin gücünün yine halktan geldiğini, halkı halka kırdırarak insanları korkuttuğunu fark eder. Bu kafasındaki, halkı bilinçlendirmenin bir çözüm olabileceği düşüncesini güçlendirmektedir. Ayrıca bu tür tecrübeler kazanması ve inancının artması, kendine güvenilir ve içten konuşmalar yapabilmesine yardımcı olur. İnsanların kendisini dinlemeye başlaması ve onları etkileyebildiğini görmek Nilovna’nın çok hoşuna gider.
Mahkeme günü gelir. Ana; mahkemeden çok korkmakta savcının ve yargıcın, sorgulayıcı ve aşağılayıcı sorular sorup oğluna hakaret edeceği fikrini bir türlü kafasından atamamaktadır. Mahkeme’nin düşündüğü şekilde gitmez. İlk bölümde savcı yalnızca onları bazı yüzeysel laflar kullanarak suçlar. Ana Oğlu ve arkadaşlarının ise pek korkmadıklarını kolayca anlar. Oğlu Rusya’da büyümekte olan kapitalist düzenden ve insanların sömürülmesini konu alan etkileyici bir konuşma yapar, fakat yargıç tarafından susturulur. Diğerleri ise mahkemeyi tanımayarak ifade vermeyeceklerini söylerler. Hepsine sürgün cezası verilir. Ana bu karara sevinir. Çünkü ona, oğlunun sürgünün ilk yıllarında kolayca kaçabileceği söylenmiştir. Mahkemeden sonra arkadaşları Pavel’in konuşmasının basılmasına ve dağıtılmasına karar verirler. İtirazlara karşın, Nilovna oğlunun konuşmasının dağıtımını üstlenir. Köye giderken trende bir hafiyenin peşinde olduğunu fark eder. Hafiyenin üzerine yürümesiyle bağıra bağıra insanların acılarını ve sistemin aşağılık yanlarını anlatmaya başlar. Bir yandan da oğlunun konuşmalarını etrafındaki aç beyinlere dağıtmaktadır. Sonunda kan revan için tekmelerle tokatlarla tutuklanır.

7 Eylül 2011
3.094 kez okundu
bosluk

Blogdan E-Kitap Arşivi-4

Dosya İçeriği

Tarihteki İlginç Olaylar

Makedonya Kralı Philip hükmettiği yıllar boyunca kötü ününden ve ileri
derecedeki aşağılık kompleksinden çok çekti. Krallığını, Yunan dünyasında
hatırı sayılır güçlerden biri haline getirmiş olmasına rağmen, Korintliler,
Atinalılar ve Spartalılar gibi güneydeki daha kültürlü komşuları kendisini ve
arkadaşlarını hep vahşi, dağda yaşayan barbarlar olarak gördü. Kişisel geçmişi
ve görünüşü de yüksek yerlerde saygı görmesine yetmiyordu. Öncelikle ordusunu
savaş alanına kendi götüren askeri bir liderdi.
Bunun sonucu olarak da birçok yerinden yara almıştı. Aldığı kötü darbelerden
biriyle bir gözünü kaybetmiş ve bir mızrak darbesiyle de baldırından
yaralanmıştı. Bu yaraların ikisi de doğru düzgün iyileşmeyip sürekli irin
akıtıyorlardı. Özellikle bacağından çok kötü bir koku geliyordu. Ayrıca
dedikodulara göre, tahtı ele geçirebilmek için anne katili olarak affedilmez bir
suç işlemişti.
Özel yaşamı da aynı derecede skandallarla doluydu. İlk karısı Dionysius
rahibesi, yani bugünkü söylemle tapınak fahişesiydi. O zamanlar böyle bir iş çok
kabul görüyordu ve o da küçük bir kralın kızı olduğunu iddia ediyordu. Gerçek
skandal ise halkın önünde kavga etmeleriydi. Philip’e bir oğul doğurdu, efsanevi
İskender’i ve sonra İskender’in babasının Philip olmadığını, tanrı Zeus’un bir
yılan kılığına girerek odasına girdiğini ve çocuğun Zeus’dan olduğunu her yerde
konuşmaya başladı.
Günümüzün politika ve seks skandalları Pella’nın başkentinde kraliyet
sarayında dönen olaylar karşısında hiç kalır. Karısı, Philip’i resmen
boynuzladığını açıklıyordu. Kadının yılanlarla dolaştığı bilinmekteydi. Kral da,
kendisiyle yatmak isteyen herkesle, erkek-kadın ayırt etmeden yatma arzusuyla
tanınıyordu.
İskender’le olan ilişkisi sevgi-nefret ilişkisi olarak tanımlanabilir. Bir yandan
aralarında gerçekten sevgi dolu anlar geçiyordu. Philip, zamanın en ünlü hocası
Aristoteles’i İskender’e ders vermesi için getirtmiş ve burnu havada Yunanlıların
çocuğa saygı göstermeleri için yanıp tutuşmuştur. İskender de katıldığı ilk büyük
savaşta babasının etrafı düşman askerleriyle çevrildiğinde onu kurtarmak için
ileri atılmıştır. İskender, kelimenin gerçek anlamıyla kendisini babasıyla
düşman mızrakları arasına atmıştı…(Kitaptan)–maximumbilgi.com araştırma serisi

7 Eylül 2011
5.165 kez okundu
bosluk

Blogdan E-Kitap Arşivi-3

Dosya İçeriği;

Adalet Ağaoğlu-Bir Düğün Gecesi

Bütün olaylar Ankara’da birkaç saatlik düğün esnasında geçer.Her biri ayrı yollar tutturmuş üç çocuk anası Fitnat Hanımın torunu Ayşen evlenmektedir.12 Mart hadiselerinden bir süre sonradır.Fitnat Hanımın büyük oğlu İlhan eski bir milletvekili, halen işini bilir zengin bir insandır.Karısı Müjgan da bu burjuva hayatına uymuştur.Fitnat Hanımın öğretim üyesi olan küçük kızı Aysel marksisttir ve yeğeninin düğününe gelmemiştir.Aysel’in kocası Ömer de Siyasal Bilgilerde profesör iken marksist düşüncelerinden dolayı bir ara görevinden uzaklaştırılmışsada tekrer görevine dönmüştür.Fitnat hanımın diğer kızı ressam Tezel inançsız ve bedbin bir marksistse de , dönemin adamı olmaya yanaşan solcuları göre göre onlara olan inancını da kaybetmiştir.Tezel iki defa evlenip boşanmıştır,bohem bir hayat sürmektedir.İlhan kızı Ayşen’in anarşistler eline düşmekte olduğunu fark ederek onu bir general oğlu olan Ercan’la alelacele evlendirmektedir.

4 Eylül 2011
2.100 kez okundu
bosluk

Karikatür Arşivi

İnternette ve Facebookta dolaşan karikatürleri toparladım arkadaşlar.

Dosyada toplam 940 tane karikatür var.

Dosya boyutu: 55Mb

Karikatürlerden bazıları; RAR ŞİFRESİ: www.blogdan.net

29 Ağustos 2011
2.289 kez okundu
bosluk

Blogdan E-Kitap Arşivi-2

E-KİTAPLAR;

1.)Kişisel Gelişim Makaleleri ve E-Kitapları;

  • 8.Alışkanlık
  • Başarı ile alakalı e kitap ve makaleler
  • Aile üzerine yazılmış makaleler,seminerler ve e kitaplar
  • Beden dili ile alakalı e-kitaplar
  • İletişim ve iletişim yolları ile alakalı makaleler ve e kitapları
  • Hafıza ve hazfıza’yı geliştirme üzerine yazılmış makaleler
  • Beden Dili ve Yüz Okuma ile alakalı makaleler
  • Avrupa’da e-ticaret hakkında makaleler
25 Ağustos 2011
2.608 kez okundu
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed

Tıklayın Yardımcı Olun

E-POSTA ABONELİĞİ

E-Posta adresiniz:

Delivered by FeedBurner

E-Postanıza gelecek olan onay linkine tıklamayı unutmayın.

site ekle

SPONSORLAR

Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı...

Bu sitede yer alan dökümanlar tanıtım amaçlıdır.Edinilen Dökümanlar 24 saat içinde kullanıcılar tarafından silinmelidir.
Telif Hakkı nedeniyle iletişime geçildiği takdirde,ilgili bağlantı ve linkler gözden geçirilerek 72 saat içerisinde gerekli işlem yapılacaktır.

Bu siteden Alıntı yapılabilir.Alıntı yapıldığı zaman lütfen Kaynak linkini konu içeriğinde gösteriniz.