Emil Petaja-Alfa Cellatları E-Kitabı

Bu korkunç düzeyde genişletilmiş beyin gücü bütün uzayı geçerek Dünya’mıza ulaşacak bütün uygarlığınızı ve sanat yapıtlarınızı silecek. Anlatılacak hiçbir şey kalmayacak.
Çok kötü olduğu için Tanrılar tarafından sonsuzluğa dek yok edilmesine karar verilen bir kral hakkında kitaplarınızı okuduğum eski bir öykü gibi olacak.
Dünya sonsuzluğa dek yok edilecek. Herşeyin üstünde donuk bir ışık. Sonra hiçbir şey.
Oren kanının dondugunu hissetti. Daha bitmemişti.
Yüksek Mahkeme’nin planının güzelliği ırkımızdan herkesin bu işe katkıda bulunmasından kaynaklanıyor. Hepimiz kendi isteğimizle cellatlarınız olduk.
Derin inancımızdan doğan bir istek. Bu işte hiç kimse hatta Yüksek Mahkeme bile kendini suçlu hissedemez.

23 Temmuz 2012
161 kez okundu
bosluk

Ahmet Ümit-Sultanı Öldürmek Kitabı Tanıtım

“Biri, sizi cinayet işlemekle suçladığında deliller bulur, tanıklar gösterir, bunun bir iftira olduğunu kanıtlamaya çalışırsınız, ama sizi itham eden kişi bizzat kendinizseniz, ne yaparsınız?” Ahmet Ümit’in Nisan ayında yayınlanacak romanı Sultanı Öldürmek bu satırlarla başlıyor. Yıllardır aynı kadını bekleyen bir tarihçinin hikâyesi bu. Şahane bir aşk için harcanmış bir ömrün hikâyesi… Serhazinlerin son temsilcisi Müştak Serhazin’in başından geçen dört günlük tuhaf bir serüven. Sapında Fatih Sultan Mehmed’in tuğrası bulunan mektup açacağıyla öldürülmüş bir tarih profesörü… Bir aşk cinayeti mi? Yoksa kökleri “Ulu Hakan”ın şüpheli ölümüne uzanan bir entrika mı? Osmanlı devletinin bir imparatorluğa dönüştüğü o zaferler ve ihanetlerle dolu günlere yapılan sıradışı bir yolculuk. Ve bu heyecan verici yolculuk boyunca kulaklardan eksik olmayan o kadim soru: Tarih, geçmişte yaşananlar mıdır, yoksa tarihçilerin anlattıkları mı? “…Ve Sultan Mehmed Han. Mehmed Han oğlu Murad Han oğlu Fatih Sultan Mehmed Han. İki karanın ve iki denizin hâkimi. Allah’ın yeryüzündeki gölgesi. Kostantiniyye’yi zapt eden padişah. Roma İmparatorluğu’nun doğal varisi, farklı dinlerden, farklı dillerden, farklı ırklardan yepyeni bir millet yaratma aşkıyla yanıp tutuşan kudretli hükümdar. Uçsuz bucaksız ovalarda at koşturan ordular. Kılıç sesleri, savaş naraları, korku çığlıkları. Ardı ardına düşen şehirler, ardı ardına yıkılan devletler, ardı ardına el değiştiren kaleler. Kırk dokuz yaşında dünyaya nam salmış bir hükümdar. Ve değişmez kader. Akşama kavuşan gün. Ecel şerbetini içen insan. Ve Fatih Sultan Mehmed’in şüpheli ölümü. Ve onun iki şehzadesi. İkiye bölünen saray, ikiye bölünen devlet, hiçbir şeyden haberi olmayan bir halk. Ve iki şehzadenin kanlı boğazlaşması sürerken saray odasında unutulan Fatih Sultan Mehmed Han’ın cansız bedeni…” Ahmet Ümit, kusursuz bir kurguyla ele aldığı bu cinayet-aşk-tarih örgüsünde edebiyat okurlarının gözündeki ayrıcalıklı yerini bir kez daha sağlamlaştırıyor.

20 Temmuz 2012
262 kez okundu
bosluk

Tomas Tranströmer-Ateş Karalamaları Kitabı Tanıtım

“Benim şiirlerim, buluşma noktalarıdır. Bu şiirlerin amacı, gündelik dilin ve yaklaşımların gerçekliğin değişik yanları arasında kuramadığı bağlantıyı bir anda kurmaktır. Bir manzaranın çarpıcı özellikleriyle önemsiz ayrıntıları arasında bağlar vardır; değişik kültürler ve insanlar da bir sanat yapıtında bir araya gelebilir; doğayla endüstri arasında da bir bağlantı kurulabilir. İlk bakışta bir çatışma gibi görünen bir olgu bir uzlaşmaya da dönüşebilir. Gündelik dil ve alışılmış yaklaşımlar dünyayla ilgili sorunların ele alınmasında, belirgin ve somut amaçlara ulaşmada gerekli olabilir. Ama hayatın bazı önemli anlarında bu dilin ve yaklaşımların yetersiz olduğunu deneyimlerimizden biliyoruz. Bu yüzden, yalnız dilin ve anlaşma yöntemlerinin egemen olmasına izin verirsek, bir iletişim bunalımıyla karşı karşıya gelebiliriz. Ben şiiri böyle bir tehlikeye karşı bir direniş gücü olarak görüyorum. Şiir, etkin uzlaşma aracıdır; bizi uyuşukluğa değil, uyanıklığa yöneltmeyi amaçlar.” Gömleğinin içine doluyor yumuşak, serin bir rüzgâr, kalbini arıyor. Elma ağaçlarıyla kiraz ağaçları sessizce gülüyorlar Süleyman’a. Benim tünelimde çiçek açıyorlar. Ve unutmak için değil, hatırlamak için gerekli onlar bana.”

20 Temmuz 2012
140 kez okundu
bosluk

Beth Revis-Evrenin Ötesi E-Kitabı

Amy’nin genetik uzmanı annesi ve savaş analizi uzmanı babası yeni bir gezegende insanlığın ilk tohumlarını atmak ve yaşam şartlarını uygun hale getirebilmek üzere Finansal Kaynak Borsası tarafından işe alınır. Yeni gezegene varmak 300 yıl süreceği ve Amy sadece on yedi yaşında olduğu için özel bir izin ile o da bu yolculukta ailesine katılır.
Kendilerinin de aralarında bulunduğu 100 kişilik bilim insanı ve savaş uzmanı dondurularak geminin kargo bölümüne 300 yıl sonra yeni gezegene iniş yapıldığında uyandırılmak üzere yerleştirilir. Ama yüzlerce yıl sürecek olan bu yolculuk için evet demeden önce Amy’nin 50 yıl erken uyandırılacağından haberi yoktu… Üstelik kendi kurallarıyla yaşayan cesur yeni bir dünyaya gözlerini açmayı hiç ummamıştı.

19 Temmuz 2012
258 kez okundu
bosluk

Rona Jaffe-Her Şeyin En İyisi Kitabı Tanıtımı

Caroline üniversite mezunu entelektüel bir genç kız olsa da, tek istediği büyük aşkı Eddie’nin karısı olabilmektir. Fakat Eddie’nin onu nişanlıyken terk etmesinin ardından kendini iş dünyasında hırslı bir kadın olarak bulur. Masum ve güzel taşra kızı April, zengin Dexter’ın hayatına girmesiyle büyük bir değişim yaşar. Erken yaşta evlenip boşanmış bir anne olan Barbara, evli bir adama beslediği derin duygular yüzünden kendisiyle hesaplaşmaktadır. Yetenekli ve özgür ruhlu Gregg ise asi yazar David’e hastalıklı bir şekilde tutulmuştur…

15 Temmuz 2012
226 kez okundu
bosluk

Elif Şafak-Şemspare Kitabı Tanıtımı

Kararır gökyüzü bazen;

15 Temmuz 2012
689 kez okundu
bosluk

Mehmet Mollaosmanoğlu-Boğayı Öldür Kitabı Tanıtımı

Ruh bedeni terk ederken tıpkı boyundan boğazlı kazak çıkarır gibi bir etki bıraktığını okumuştu bir yerlerde. Ne yazık ki bu tecrübeyi yaşayamayacaktı. Görünüşe bakılırsa kuvvetli bir uyku gelmek üzereydi ve kazak, uyurken çıkacaktı. Hâlbuki ölüm anını bilinçli olarak yaşayabilse merakından da kurtulmuş olarak terk edecekti dünyayı. Gerçekten, insanoğlunun ilgi alanları farklı farklıdır ya, o da çocukluğundan beri ölmenin nasıl bir şey olduğunu merak edip durmuştu hep. Gerçi ölme kavramı yalnızca merak olarak yer bulmuştu zihninde, şimdiki gibi arzuya dönüşmemişti. Nasıl bir ruh haliyse, gençliğinde Raquel Welch için düşündüğü, “Bir kere dokunayım sonra Azrail gelsin alsın canımı,” kadar etkili ve sancılıydı şu andaki duyguları; kazağın çıkma anını yaşayayım varsın geri gelmeyeyim! Aklına tebelleş olan çapağı kovdu, direnmeyecekti, karar kıldığı en kolay ölüm yolu buydu ve ‘hem şoför mahalli olsun hem de cam kenarı,’ lüksüne yaşamı boyunca hiçbir zaman sahip olamamıştı zaten.
*****
Gelgelelim evrensel yasalar gün gelmiş devreye girmiş, bir zamanlar küçümsediği, kasabalı gözüyle baktığı akrabalarına muhtaç hale gelmişti. Aslında evrenin çekim yasasına filân inandığı yoktu, aldırdığı da… Hem artık akrabalarını çocukluktaki gözüyle de görmüyordu, seviyordu sadece. Sonuçta amcaları, halaları ve kuzenleri maddi yardımda bulunuyorlardı zaman zaman. Yoksa nasıl geçinecekti! Zaten kentin diğer insanları da İstanbul’dakiler gibi işkilli, kuşkucu değildi. Yardım etmeyi seviyor, derdini anlatabilecek birilerini kolay buluyordu. Velhasıl, Silifke’yi seviyordu, ömrünün sonuna kadar burada yaşayabilirdi; bir gayesi olsaydı!
*****

14 Temmuz 2012
275 kez okundu
bosluk

Ahmet Şık-Pusu Kitabı Tanıtımı

Türkiye’nin en kapsamlı davası, ülkenin üzerindeki darbe gölgesinin kaldırılması ve ülkenin demokratikleştirilmesi için bir umut olarak başlamıştı.
Bu dava ile ilgili bir kitap yazan gazeteci durumun hiç de böyle olmadığını, dalga dalga gelen operasyonların gölgesinde derin devleti ele geçirme savaşının yaşandığını farketti.
Yaşananlar, anlatıldığı gibi düne değil bugüne ait bir hesaplaşmaydı. Yaratılanın sivilleşme ve demokratikleşme illüzyonundan öte bir şey olmadığını gösterecek yeni bir kitap yazmaya karar verdi.

14 Temmuz 2012
308 kez okundu
bosluk

Reinhart Koselleck-Kritik ve Kriz Kitabı Tanıtımı

İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemin önemli Alman tarihçilerinden Reinhart Koselleck’in bu eseri, Aydınlanma üzerine yapılan çalışmalara özgün bir katkı niteliği taşır. Koselleck, bir kritisizm çağı olarak anılan on sekizinci yüzyıl Aydınlanma’sını sadece fikir tarihi içindeki bir uğrak olarak ele almak yerine, onu modern egemenliğin krizi bağlamına yerleştirir.

14 Temmuz 2012
140 kez okundu
bosluk

Sarra Manning-Aşk Kaç Beden Kitabı Tanıtımı

Kitap kurdu olan tatlı Neve Slater oyunu hep kurallarına göre oynardı, ta ki Max’la tanışana kadar.
Neve Slater, arşivde çalışan kitap tutkunu yirmi beş yaşında genç bir kadındır, ama Neve’in kendisiyle ilgili çok ciddi bir sorunu vardır: Beş yıldır aşık olduğu ve üç yıldır görmediği platonik aşkı William, Londra’ya dönmeden önce otuz altı bedene inmek ve William’ı kendisine âşık etmek.

14 Temmuz 2012
238 kez okundu
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed

Tıklayın Yardımcı Olun

E-POSTA ABONELİĞİ

E-Posta adresiniz:

Delivered by FeedBurner

E-Postanıza gelecek olan onay linkine tıklamayı unutmayın.

site ekle

SPONSORLAR

Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı...

Bu sitede yer alan dökümanlar tanıtım amaçlıdır.Edinilen Dökümanlar 24 saat içinde kullanıcılar tarafından silinmelidir.
Telif Hakkı nedeniyle iletişime geçildiği takdirde,ilgili bağlantı ve linkler gözden geçirilerek 72 saat içerisinde gerekli işlem yapılacaktır.

Bu siteden Alıntı yapılabilir.Alıntı yapıldığı zaman lütfen Kaynak linkini konu içeriğinde gösteriniz.