Dan Brown E-Kitapları


DA VINCI ŞİFRESİ

Paris Louvre Müzesi müdürü Jarques Sauniere bir gece müzede esrarengiz bir cinayete kurban gitmiştir. Aslında o gece Harwardlı simgebilim profesörü Robert Longdan ile buluşacaktı. Profesor Longdon iş gezisi için Paristeydi ve Jorques Souniere ile de görüşmek istiyordu. Kendisinden randevu talep etmiş fakat herhangi bir cevap alamamıştı. Profesör Longdan aynı gece Hotel Ritz Parisin bir odasında kalıyordu. Fakat gece yarısı respsiyondan gelen telefonla uyandı. Resoepsiyon görevlisi çok önemli bir kişi sizinle görüşmek istiyor, Longdon ise görüşmek istemiyordu. Resepsiyon görevlisinin ısrarı üzerine görüşmek isteyen kişinin kim olduğunu sordu. DCPJ ajanı Teğmen Collet sizin odanıza geliyor efendim. Kapı çaldı ve Teğmen Collet DCPJ ajanı olduğunu ve müze müdürü Jajques Sauniere’nin bu gece müzede bir cinayete kurban gittiğini ve kendisinin onunla birlikte gelmesini istedi. Profesör Longdon bu habere çok şaşırmıştı. Jacques Sauniere’nin neden ona cevap vermediğini anlıyordu. J. Sauniere’nin yerde kolları ve bacakları açık, çırılçıolak duran cesedi vardı. Onun cesedinin hemen yanında 13-3-2-21-1-1-8-5 Ondraro devini al! On Sahte Alim! Ölmeden önce yazdığı mesajı vardı. Cinayet esrarengiz sırlarla doluydu. Ve Sauniere birilerine bir takım mesajlar vermek istiyordu. DCPJ Fransız Adli Polisi şefi Ajan Yüzbaşı Bezu Fache DCPJ’nin kriptoloji bölümünden cinayetin esrarının kalkması için yardım istemişti. Teğmen Collet ve profesör Longdan müzeye geldiklerinde içerde Ajan Bezu kendisini karşıladı. Yüzbaşı Profesörü cinayet zanlısı olarak görüyor fakat bunu kendisine hissettirmiyordu. Fransada DCPJ’nin bu tür olaylarda her zaman uyguladığı bir taktik vardı. Zanlıya sorular sorarak suçu itiraf etmesini ya da bir açık vermesini beklerler daha sonra tutuklarlardı. Yüzbaşı yerdeki sayı ve kelimeleri göstererek profesörden kendilerine yardımcı olmasını istiyordu. Fakat o sırada DCPJ ajanı kriptoloji uzmanı Sophie Neveu içeri girdi. Yüzbaşının zanlı olarak gördüğü Longdon’a derhal Paris Büyükelçiliğinden bir mesaj olduğunu ve araması gerektiğini söyledi. Yüzbaşı Fache, Neveu’nun buraya gelmesinden çok rahatsız olmuştu. Teşkilatta kadınların olmaması gerektiğini düşünen biriydi. Neveu’nun bu tür işlerde çok başarısı vardı. Yüzbaşı kendi cep telefonunu uzattı ve buradan arayabilirsin dedi. Profesör Longdon Amerikan Büyükelçiliğini aradığında telesekreterdeki ses Ajan Sophie Neveu’nun sesiydi. Yani karşısında duran kadına aitti. Telesekreterde; Profesör tehlikedesiniz, Yüzbaşı sizi cinayet zanlısı olarak görüyor ve tutuklamak istiyor. Profesör hiç bozuntu vermeden telefonun kapattı. Ajan Neveu nasıl olurda kendisine yardım etmek isteyebilirdi. Çünkü Yüzbaşı ile Ajan Neveu aynı teşkilattaydı. Buna bair türlü anlam veremiyordu. Bu arada yüzbaşı ile Neveu tartışmaya başladılar. Longdon Yüzbaşıdan tuvalete gitmek için izin istedi. Yüzbaşı Fache kendisine yardım etme bahanesiyle Longdon’un bir açığını yakalayıp tutuklamak istiyordu. Yüzbaşı Ajan Neveu’nun gitmesini istiyordu. Neveu uzaklaştı ama müzeden çıkmadı. Profesöre yardım etmesi gerekiyordu. Gizlice tuvalete gitti. Profesöre, yüzbaşının kendisini neden cinayet zanlısı olarak gördüğünü açıklamak için cebinden cesedin fotoğrafını çıkardı. Müze müdürü ölmeden bir kaç dakika önce yazdığı mesajın en sonunda P.S Robert Longdon’u bul yazıyordu. Fakat bu son cümle yüzbaşının emriyle silinmişti. Neveu, profesörün geriye dönmesi halinde Yüzbaşı Fache’nin onu tutuklayacağın, tek seçeneğinin ise tuvaletteki küçük pencereden Amerikan büyükelçiliğine kaçması gerektiğini söyledi. Profesör kaçarsa direkt olarak cinayet zanlısı olacaktı. Profesörün cebine yerleştirdiği sinyal gönderen küçük aleti bir sabunun içine yerleştirdikten sonra camı kırarak kırmızı ışıkta bekleyen kamyonun üzerine fırlattı. Yüzbaşı Fache ve diğer ajanlar profesörün kaçtığını zannederek sinyali takibe başladılar. Ajan Neveu ile profesör tekrar cesedin yanına döndüler. Aslında yerde yatan adam Neveu’nun büyükbabasıydı. Büyükbabası ile 10 yıldır hiç görüşmemişi. Büyükbabası onla sürekli görüşmek istiyor ve gerçekleri anlatmak istiyordu. Fakat Sophie Neveu büyükbabasına hiç cevap vermemişti. Arkasında bıraktığı sırların Profesör Longdon ile aydınlanabileceğini bildiği için Robert Longdon’u bul yazmıştı. Ajan Neveu Profesöre bu benim büyükbabam dedi ve kendisine yardım etmesini istedi. Profesör yardım edeceğini söyledi. Uzun bir uğraştan sonra tablonun arkasındaki anahtarı buldular. Gül kabartması ve ortasında P.S yazan haç biçiminde altın bir anahtardı.

Sion tarikatı kardeşlik bağları çok güçlü olan bir tarikattı. 1099 yılında kurulmuştu. Gizli Avrupa Cemiyeti 1975 yılında Parisin Milli Kütüphaneyi Sir İsaac Newton, Batticelli, Victor Hugo ve Leonardo da Vinci de dahil olmak jüzere Sion Tarikatının sayısız isimlerini içeren, Las Dossiers Secrets (Gizli Dosyalar) diye bilinen parşömenleri ortaya çıkarmıştır. Sion tarikatı üyelerinin sadakatleri birbirlerine bağlılıkları çok güçlüydü. Bu yüzden de tarikat üyelerinin kim olduğu bilinmezdi. Tarikata girmek ve güven kazanmak çok güçtü. Bu tarikatın üyeleri kendilerini gerçekleri korumaya adamış zamanı geldiğinde bu gerçekleri açıklayacakları yemini olan bir tarikattı. Tarihte pek çok ünlü kişi bu tarikata başkanlık etmiştir. Bu tarikat M.S 325 yılında Roma İmparatoru Konstantin tarafından İncilin değiştirilmesinden önceki halini yani orjinalini , bilgi ve belgeleri elinde tutan bir tarikattı. O zamandan beri bu gerçek tarikat üyeleri tarafından günümüze kadar aktarıldı. Tarikatta, Hristiyanlığın aksine kadın çok değerliydi. Kadınlar günahkardır düşüncesine tarikatta yer yoktu. Tarikatın önemli simgeleri Gül, Kutsal Kadeh Merelle Meryem hepsi kadını simgeliyordu. H.z İsa Meryemle evliydi ve Meryem İsa’dan hamileydi. H.z İsa çarmıha gerilirken Hz. Meryem İsanın soyunu devem ettirmek için Fransaya kaçmıştı. Hz. İsa , Hz. Davud ve Hz. Süleyman soyundan geliyordu. Yahudi olduğu için Hz. Meryem Fransadaki Yahudiler sahip çıktılar. Gerçek İncil ve İsaya gönderilen vahiyler Süleyman Mabedinin altında şövalyeler tarafından korunuyordu. Daha sonra bu belgeler Fransaya götürüldüler. Kilise bu belgelere ulaşmak için binlerce şovalye öldürmüştü. Eğer kilise gerçek bilgileri yani kutsal kadehi yok ederse gücünü koruyabilecektir.

Opus Der olarak bilinen Vatikan Piskoposluğu, beyin yıkama baskı ve “bedensel çile” denen tehlikeli bir ibadet yapıldığına dair tartışmalar yaratan bir kotolik mezhepti. Opus Der’in New York’ta 243 Hexington Caddesinde 47 milyon dolara mal olan Dünya Merkez Bürosu vardı. Tarikat mali açıdan çok güçlüydü. Opus Der’in başında Piskopos Manuel Aringorasa isimli biri vardı. Aringorasa, Sion tarikatının elinde bir sır gibi sakladığı belgelere ulaşmak istiyordu. Böylece papazdan daha güçlü olacaktı. Bunun için de en çok güvendiği adamı Silos’u Paris’e Kutsal Kadehi bulması için gönderdi.

Kutsal Kadehi bulma fikrini kendisine Öğretmen söylemiştir. Şayet Kutsal Kadehi bulursa Aingorasa Hristiyanlığın liderliğini eline geçirecekti. Öğretmenin ismi Sir Legh Teobing’dir. Fakat ne piskopos ne de Silos bu kişiyi görmüştü ayrıca ismini yalnızca Öğretmen olarak biliyorlardı. Sadece telefonla görüşüyorlardı. Teobing hayatını Kutsal Kadehi bulmaya adamış, İngiliz Kraliyet ailesi tarafından kendisine Sir yani şövalye ünvanı verilmiş, yıllarca kraliyet ailesine hizmet etmiş usta bir tarihçiydi. Öğretmen Silostan kilit taşını ve kutsal kadehi ararken kan dökmemesini istemişti. Fakat Silos Pariste tarikatın en önemli dört kişisini öldürmüştü. Sion tarikatının en önemli yöneticisi Müze müdürü Jacques Sauniere’de öldürülen kişiler arasındaydı. Silos müze müdüründen kilit taşının yerini söylemesini istemiş fakat yerini söylemeyince onu öldürmüştü. Sion tarikatının üyelerinin gerçeği saklama adına yeminleri vardı. Sophie Neveu dedesinin şatosuna aniden gider ve bodrum kata indiğinde içeride bir çok insanın ayin yaptığını görür. Gizlice oradan uzaklaşır. O zamandan beri de dedesiyle hiç irtibat kurmaz. Dedesi ölmeden bir kaç saat önce yine torunuyla görüşmek ister ve ona gerçekleri anlatmak niyeti taşır. Fakat Sophie dedesinin bu uğraşına da cevap vermez. Profesör Longdon ve Ajan Neveu şifreyi çözmüş. Şifre kendilerini İsviçre emanet bankasına götürür. Dedesinden kendisine miras kalan kasayı açtıklarında silindir şeklinde ve üzerinde bir çok işaret ve sayı olan kilit taşını bulurlar. Fakat daha her şey bitmemiştir. Sırada Kutsal Kadeh vardı. Kilit taşındaki şifreyi çözmeye çalışıyorlardı. Longdon, arkadaşı olan Teobing’in kendisine yardım edebileceğini düşündü. Onun şatosuna gitmeye karar verdi. Piskopos Aringora Romaya papanın adamları ile görüşmeye gidiyordu. Aringora bundan 5 ay önce aniden Papa tarafından Romaya çağrılmıştı. Papa, Aringoraya piskoposluk yetkisini kendisinden aldığını bildirmişti. Çünkü Opus Der tarikatının Hristiyanlığa zarar verdiğini düşünüyor ve tarikat üyelerinin yaptığı saçmalıklardan bıkmıştı. Tarikatın 1982’de Vatikana yaptığı çok yüklü miktardaki yardımı da 5 eşit taksikte geri ödeyecekti. Aringora, Kilit Taşını ve Kutsal Kadehi bulursa papanın yanına çok güçlü gidecekti. Fakat ne Silostan ne de öğretmenden bir haber almıştı. Öğretmen, Silos’u aramış ve Kilit Taşını bulup bulmadığını sormuştu. Silos bulamadığını söyledi. Aringora papanın adamları ile buluşmuş 20 milyon Euroluk Vatikan devletine ait bono dolu çantayı aldı. Yüzbaşı Fache ise cinayetlerin zanlısı olarak Profesörü yakalamak istiyordu. Aringora özel uçakla Paris’e gidiyordu. Profesör ve ajan Neveu Sir Teobing’in şatosuna geldiler ve kendisinden onlara yardımcı olmasını istediler. Fakat Sir kutsal kadeh için ilk önce Kilit Taşının gerekli olduğunu söyledi. Profesör kasanın içinden gösterdi ve bu mu diye sordu? Sir’ün gözleri yerinden fırlamıştı. Evet şimdi Kutsal kadehi bulabiliriz. Kutsal Kadehin İngilterede olduğuna dair bir çok güçlü belge olduğunu söyledi. Ayrıca Sir Teobing televizyon kanallarının tümünde Profesör’ün dört kişinin katili ve Ajan Sophie’nin de ona yardım ettiğini flaş haber olarak geçtiğini söyledi. Aslında öğretmen Sir Teobibingin ta kendisiydi. Önemli kişilerin ev ya da odalarına yerleştirdiği dinleme sistemiyle çok önemli bilgileri kolaylıkla ele geçiriyordu. Piskopos Aringorasa ile Silos’u Kutsal Kadeh’i ele geçirmek için piyon olarak kullanıyordu. Öğretmen Piskoposu aradı ve hemen Londraya gelmesini söyledi. Aringora uçağının rotasını Paristen Londraya çevirdi.

Sir Teobing, Longdon ve Neveu ‘ye derhal özel uçağıyla Londraya gitmelerini söyledi. Teobing bir tür hile ile Silos’a vurmuş ve elindeki tabancayı almış, onu da cinayetlerin katili bu adamdır, bunu da yanımızda götürmemiz gerekiyor. Uşağın yardımıyla onu bağladılar ve özel havaalanındaki uçağına binerek Londraya yola çıktılar. Longdon ve Neveu İsviçre emanet bankasnın arabası ile şatoya gelmişlerdir. Bu araç uydudan takip ediliyordu. Yüzbaşı Fache’nin oraya gelmesi çok uzun zaman almamıştı. Fakat onları yakalayamamıştı. Yüzbaşı da derhal Londraya koyuldu ve İngiliz yerel polisini arayarak kaçakların havaalanına ineceğini haber vermişti. Profsör, Sophia ve sir Leaning uzakta kilit taşındaki şifreyi çözmeye çalışıyorlardı. Sonunda bir mesaja ulaştılar. “papa, şövalye gömmüş Londrada” evet cevap buydu. Papanın Londrada tarikat üyesi bir şövalyeyi öldürüp gömdüğünden bahsediyordu. Gül kasasının içine ustaca yazılmış diğer şifreyi buldular. Kutsal gazap cevap olmuş ona. Ana küreyi kabre attı, güldü teni, doluydu göbeği. Şimdi bu dizeyi çözmek için Kings College’nin İlahiyat Fakültesi Kütüphanesine gitmeleri gerekiyordu. Ama bundan önce havaalanında bekleyen polisleri atlatmak gerekiyordu. Uçak hangara girmiş ve profesör Longdon, Sophia, uşak Remi ve Silos’u limuzine bindirdiler. Polisler uçağın içine baktılar fakat bir şey göremediler. Sir Teobing’de limuzine binerek oradan uzaklaştılar. İlahiyat kütüphanesine gittiler. Piskopos Aringoroso’nun uçağıda Londradaki havaalanına indi. Fakat Aringorasayı yüzbaşı Fache karşıladı. Fache’de havaalanına inmiş fakat onları yakalayamıştı. Uşak Remi Silos’un ellerini çözdü. Öğretmen Silos’u aradı ve Reminin verdiği adrese gitmesini istiyordu. Çünkü Remi onun yüzünü görmüş fakat Silos, öğretmenin yüzünü hiç görememişti. Bu yüzden Reminin gelmesini istedi. İlahiyat Fakültesi içinde ise Sir Teobing silahını Profesör Longdon’a ve sophia Neveuya doğrulttu. Ve onlardan kilit taşını istedi. Çünkü hayatını Kutsal Kadehi bulmaya adamış birisiydi. Bu yüzden kilit taşı, kutsal kadehi bulacak tek şeydi. Bu yüzden de onu istiyordu. Kısa bir süreden sonra Sir Teobing kilit taşını ele geçirmişti. Profesör ve Sophia ise bu olaya çok üzülmüşlerdi. Öğretmen uşak Remiyi öldürdü çünkü o Sir Teobing’i görmüş yani kendisini tanıyan biriydi ve bu yüzden ölmesi gerekiyordu. Öğretmen Silos’u arayarak Opus Der’in Londradaki misafirhanesine gitmesini istemiştir. Silos misafirhaneye gitti. Sir Teobing westminister manastırına gitmiştir. Kutsal kadeh bu manastırdaki on şövalyeden birinin altında olduğunu Sir Tebing düşünüyordu. Profesör ve Neveu’da aynı yere gelmişlerdi. Onlarda Kral Arthur’un meşhur on şövalye heykellerinin birinin altında kutsal kadehin olduğunu düşünüyorlardı. Silos’un kaldığı misafirhaneyi ise polisler basmış, Silos ise kaçıyordu. Silos arkasındaki polislere ateş ediyordu. Son ateş ettiğinde ise arkasında vurduğu kişinin piskopos Aringorasa olduğunu gördü ve bir anda ne yaptığına inanamadı. Fakat, Silosa da polisler ateş ettiler ve onu vurdular. Piskopos Aringorasa da yerde can çekişiyordu. Hemen hastaneye kaldırıldı ve tedavi altına alındı. Aringorasa da çok kan kaybetmişti. Profesör ve Sophia On Şövalye Heykellerinde Kutsal Kadehin orada olduğuna dair ipuçları arıyorlardı. En sonunda Newton’un heykelinin önünde füzen kalemiyle yazılmış bir yazı gördüler. Teobing elinde, papazlar meclisi binasında güney çıkışına gidin. Oradan halka açık Boston’a çıkın. Derhal oraya gittiler ama Sir Leoning oradaydı onlara silahını doğrulttu. Kilit taşının içindeki kağıdın çıkartılmasını istedi. Longdon bunda tereddüt etti ama bunu yapmak zorunda kaldı. O kağıtta Kutsal Kadehin yeri yazıyordu. Usulca açıp baktı. Sadece “meyve” yazıyordu. Teobing’in tahmin ettiği gibi bir harita ya da yer ismi yoktu. Profesör, Sir Teobing’i etkisiz hale getirdi ve aniden içeri Yüzbaşı Foche ve adamları girdi. Sir Teobing’i tutukladılar. Artık Rosslyn Şopeline gitmenin zamanı gelmiştir. Rosslyn Şopeli İskoçyada Edinburg’un on kilometre güneyinde yer alıyordu. Tapınak Şövalyeleri tarafından yapılmıştı. Hristiyanlık, yahudilik, Mısır, masonlar ve pagan geleneklerinden gelen bir çok sembol ile doluydu. Evet, kesinlikle aradıkları şey buydu, Kutsal Kadeh oradaydı. Oraya gittiklerinde genç bir tercüman vardı ve turistleri gezdiriyordu. Profesör ve Neveu Rosslyn’de Kutsal Kadehi arıyor fakat bulamıyorlardı. Birden genç adam yanlarına geldi ve size yardımcı olabilir miyim diye sordu? Sizin elinizdeki kutunun aynısına sahip birini tanıyorum. Rosslyn vakfının başkanı benim büyükannemdir o. Profesör ve Sophia hemen kendilerini ona götürmesini söylediler. Bu kadının ismi Maria idi. Sophia Neveu’nun büyükannesiydi. O hemen Sophia’yı tanıdı ama Sophia onu tanıyamadı. Sophia birden bu kadını hatırladı. Büyükbabası onu küçükken buraya birkaç sefer getirmişti. Şimdi her ikisi de çok mutluydu. Maria gerçekleri anlatmaya başladı. Hz. İsa’nin soyundan geldiklerini ve güvenlik için soyadlarını Plantarol ve Saint-Glair olarak değiştirmişlerdi. Bunu soylarını devam etmesini sağlamak ve kendilerini güvenliğe almak için yapmışlardı. Çünkü Sophia’nın anne ve babası esrarengiz bir araba kazasında ölmüşlerdi veya öldürülmüşlerdi. Daha sonra büyükbaban seni, kardeşini ve beni alarak buraya getirdi. Bunu soyumuzun devamı yani güvenliğimiz için yapmak zorundaydık. Sophia büyükbabasıyla görüşmediği için çok üzgündü. Büyükbabasının bunu açıklamaya çalıştığını anladı. Sophia, büyükannesiyle hasret gideriyordu. Profesör Longdon ise hala Kutsal Kadehin yerini arıyordu. Maria ona bıçağın erkek, kadehin ise kadını temsil ettiğini söyledi. Bunlar şayet işaret olarak birbirine geçmiş Hz. Davud’un yıldızıdır. Şapolin tam ortasında duruyor. Maria’nın onu göstermesi sonucunda Profesör artık görüyordu. Peki Kutsal Kadeh bunun altında mı diye sordu. Hayır bay Longdon, burada değil deyip gülümsedi ve tam olarak kendisininde herhangi bir fikri olmadığını söyledi. Longdon, Sophia’yı orada bırakarak Paris’e gitti. Kutsal Kadehi bulmaya kararlıydı. Dünyanın başlangıç meridyeni, Paris’in eski gül çizgisidir. Ayaklarının altındaki gül çizgisini takibe başladı ve gül çizgisi Louvre Piramidine götürdü. Oradan da heyecanla koşarak Carrausel’de Louvreye götürdü. Tam ortada Lo Pyramide Inversee’yi gördü. Piramidin dibine bakarak oraya inmeliyim dedi. Oraya indiğinde ise, piramidin iki ucunun birleştiğini gördü ve kadın anlamına gelen kadeh zeminde küçük bir piramit daha vardı. Bu da erkek anlamına gelen bıçaktı. Kadeh yukarda, bıçak ise aşağıdaydı. Bıçak ve kadeh kapı üstünde bekçilik eder. Longdon birden Maria’nın sözlerini duyuyordu. “bir gün her şeyi anlayacaksın” ustaların eserleriyle çevrili eski bir gül çizgisinin altında duruyordu. Longdon Sauniere’nin gözetleyebileceği daha iyi bir yer olabilir miydi diye düşündü. Büyük üstadı şimdi daha iyi anlayabiliyordu. Gözlerini gökyüzüne çevirdi. “altında uyur yıldızlı semanın” kutsal kase arayışı Magdalalı Meryem’in kemikleri önünde diz çökme arayışıdır. Dışlanan bir kadının ayakları dibinde dua etmek için çıkılan bir yolculuktur dedi. Longdon, dizlerinin üstüne, içerisinden gelen bir saygıyla çöktü ve toprağın derinliklerinden yukarı doğru bir kadın sesi duyduğunu sandı.

Kaynak

KAYIP SEMBOL

Dan Brown; Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar’dan sonra Kayıp Sembol’de insanlığın yüzyıllardır beklediği bir gerçeğin peşinde… Harvard Simgebilim Profesörü Robert Langdon, Kongre Binası’nda konferans vermesi için yakın bir arkadaşından davet alır. Ancak, Washington’a varır varmaz oldukça garip bir durumla karşı karşıya kalan profesör, kendini korkunç bir oyunun ortasında bulur. Kongre Binası’na bırakılmış olan bir sembolün -yakın arkadaşı Peter Solomon’ın kesik eli- varlığını haber veren bir telefon, Langdon’ı hiç de yabancısı olmadığı bir dünyaya davet etmektedir. Antikçağlarda kullanılan bu sembolik çağrı, daveti alan kişiyi ezoterik bilgeliğin hüküm sürdüğü, çok eskilerde kalmış kayıp bir dünyaya sürükleyecektir. Sonu belli olmayan bu mistik daveti arkadaşını kurtarmak için kabul eden Langdon, bir anda masonik sırların, saklı kalmış tarihin ve o güne dek görmediği yerlerin gizli dünyasında inanılmaz bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Artık cevaplanması gereken sorular vardır: İnsanlığın Altın Çağı, açılmaması gereken bir kapının aralığından sırlarıyla birlikte yok mu olacak, yoksa hikmetin ışığında tüm soruların cevapları mı bulunacaktır?

Kaynak

İHANET NOKTASI

ABD başkan adaylarından olan Senatör Sexton ile kızı Rachel Sexton bir restoranda buluşurlar. Rachel Sexton ve babasının ilişkileri çok iyi değildir, hatta birbirlerini pek sevmezler. Senatör eşini aldatmış ve eşinden ayrılmıştır. Rachel, ABD Başkanına bağlı bir istihbarat teşkilatında başkan adına çalışıyordu. Senatör kızından bu görevini bırakmasını istiyordu. Çünkü kızının rakibi adına çalışması seçim kampanyası için olumsuz bir durum teşkil ediyordu. Zaten babasını pek sevmeyen Rachel ise teklifi geri çevirdi. Görüşme sırasında Rachel’in çağrı cihazına acil bir not geldi. Not çalıştığı Ulusal Keşif Ofisi (UKO)’nden gelmişti. Rachel’in ofisteki görevi, ofise gelen istihbarat bilgilerini değerlendirerek başkan için özetler oluşturmaktı. Babasına bir mazeret uydurarak ofisin yolunu tuttu.

Rachel’in çağrı cihazına düşen acil not UKO direktörü William Pickering tarafından gönderilmişti. Direktör Rachel’e başkan tarafından acil olarak çağrıldığını söyledi. Rachel’i başkanla görüşmesine götürmek üzere bir helikopter hazır bekliyordu. Beyaz Saray’ın UKO binasına çok yakın olmasına rağmen yolculuk için bir helikopter seçilmesi Rachel’i çok şaşırttı. Fakat helikopter Beyaz Saray’a değil, eski bir NASA fırlatma üssü olan Wallops Adasına gidiyordu. Rachel, başkanın babasının seçim kampanyası ile ilgili olarak görüşeceğini tahmin ediyordu. Zaten Pickering de böyle olabileceğini söylemişti. Eğer başkanın gerçekten böyle bir niyeti varsa hiç düşünmeden reddedecekti. Başkan’ın görüşme için burayı seçmesi Rachel’i yine şaşırtmıştı. Başkan ve Rachel Sexton, başkanın Hava Kuvvetleri Bir uçağında görüştüler.

Başkan Rachel’e, NASA’nın Yer Gözetleme Sistemi (YGS)’nden ve çok önemli bir keşif yaptığından bahseder. YGS Projesi, dünyayı incelemek üzere NASA tarafından geliştirilmiş, fakat başarısızlığa uğramış bir projedir. Fakat şimdi YGS insanlık tarihi için çok önemli bir keşfe imza atmıştır. Başkan daha fazla ayrıntıya girmedi. Tüm açıklamaların bizzat NASA tarafından yapılacağını söyledi.

Rachel bir jet uçağına bindirildi. Hâlâ nereye gittiğini bilmiyordu. Kuzey Kutbuna gittiklerini uçakta pilottan öğrendi. Rachel’i Milne Buzul Katmanında NASA yetkilileri karşıladı. NASA burada habiküre denilen küre biçiminde bir çadır kurmuştu. NASA Müdürü Lawrance Ekstrom Rachel’e YGS’nin çok önemli bir keşifte bulunduğunu söyledi. Ekstrom, Rachel’in orada bulunmasından pek hoşnut değildi. Ekstrom, YGS’nin verileri doğrultusunda Kuzey Buz Denizinde yaptıkları araştırmalar neticesinde bir göktaşı bulduklarını söyledi. Göktaşından alınan kesitlerde dünyada bilinmeyen ve başka bir gezegende yaşadığı tahmin edilen böcek fosilleri vardı. Habikürede NASA personeli ve Rachel haricinde dört tane de tanınmış sivil bilim adamı vardı. Bunlar Michael Tolland, Corky Marlinson, Waille Ming, Dr. Mangor’du. Başkanın amacı, keşfin seçim kampanyası için bir malzeme olmadığını göstermek amacıyla tarafsız bilim adamları tarafından doğrulanması ve daha sonra kamuoyuna duyurulmasıdır. Bunun için de belgesel program yapımcısı olan ve çok sevilen Michael Tolland seçilmiştir. Başkan, Senatör Sexton’un seçim kampanyası nedeniyle, Beyaz Saray çalışanları arasında bile itibar kaybetmekteydi. NASA tarafından yapılan keşfin Rachel Sexton tarafından Beyaz Saray personeline duyurulması inandırıcılık için çok iyi bir seçimdi. Başkan Rachel’den sadece, personele bir konuşma yaparak keşfi duyurmasını istemişti. Rachel teklife çok sıcak bakmıyordu. Fakat başkan onu ikna etmeyi başardı.

Kaynak

ve DİJİTAL KALE E-kitapları..

(bkz. Dan Brown Kimdir?)

Kitaplar pdf formatındadır.
Dosya Boyutu: 41Mb

Dijital kale önizlemesi için Tıklayın
Da Vinci Şifresi önizlemesi için Tıklayın
İhanet Noktası Önizlemesi için Tıklayın
Kayıp Sembol önizlemesi için Tıklayın (Boyutu büyük zor açılabilir.)

İndirme Linkleri
Hotfile: İndir
Fileserve: İndir
Transitfiles: İndir

RAR ŞİFRESİ: www.blogdan.net

Dan Brown E-Kitapları ile Benzer Yazılar:

29 Ağustos 2011 Saat : 10:28

Dan Brown E-Kitapları Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

 Son Yazılar FriendFeed

SPONSORLAR

Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı...

E-POSTA ABONELİĞİ

E-Posta adresiniz:

Delivered by FeedBurner

E-Postanıza gelecek olan onay linkine tıklamayı unutmayın.

site ekle

Bu sitede yer alan dökümanlar tanıtım amaçlıdır.Edinilen Dökümanlar 24 saat içinde kullanıcılar tarafından silinmelidir.
Telif Hakkı nedeniyle iletişime geçildiği takdirde,ilgili bağlantı ve linkler gözden geçirilerek 72 saat içerisinde gerekli işlem yapılacaktır.

Bu siteden Alıntı yapılabilir.Alıntı yapıldığı zaman lütfen Kaynak linkini konu içeriğinde gösteriniz.