Osmanlı ve Cumhuriyet


Sordu:

-Bri toplum, bir ulus, bir halk geçmişinden kopuk yaşayabilir mi?

-Anlamadım…

-Atatürk cumhuriyeti diyorsunuz, 600 yıllık Osmanlıyı siliyorsunuz olur mu?

-Olmaz…

Yüzüme şaşkınlıkla baktı:

-Ben seni başka türlü düşünüyorsun diye bilirdim.

-Yanlışın var…

-Nedir yanlışım?

 

-Osmanlı tarihine Cumhuriyetten sonra sahip çıkılmamaya başlandı; 1923′ten öncesinde bu yoldaki çabalar yok denecek kadar az.Belki de sıfıra sıfır elde var sıfır…

-Nasıl olur?

-Bir insanın kültürüne, geçmişine, tarihine, yeraltı ve yerüstü hazinelerine, kentlerine, doğasına, denizlerine, göllerine, eski sanatlarına, neyi var neyi yoksa tümüne sahip çıkabilmesi için bilinçlenmesi brinci koşıldur.Aydınlanma çağına ulaşamayan bir toplum, geçmişine çok uzaktır.Matbaa Osmanlı’ya 250 yıl gecikmeyle girdi.Yazı devriminin 1928′de gerçekleştiğini bilyorsun.O yıla kadar basılan kitap sayısı 25 bindir.Bu kitaplarında çoğu faso fiso, saçma sapan, eğlencelik, içeriksizdir.Osmanlıda üniversite yoktu.Üniversitesiz toplum beyinsiz insan gibidir; ne tarihini bilir ne de geleceğini düşünebilir.Osmanlının okullarda öğrencilere belletebileceği doğru dürüst bir tarih kitabıda yoktu; geçmişine söylencelerle yönelirdi.Osmanlı tarihine ilişkin ciddi çalışmalar Cumhuriyetten sonradır.Doğaldır bu.İslam ortaçağı Anadoluda yırtılmadan, akıl inançtan, bilim dinden bağımsızlaşmadan hiçbir toplum geçmişine gerçek anlamda sahip çıkamaz.

Düşündü:

-Ama Cumhuriyet devrimi Osmanlı’ya karşı değil mi?

-Elbette karşı ama nasıl bir karşıtlık bu? Atatürk Batı emperyalizmine karşıydı, Batı uygarlığına değil…Bu eytişimin mantığını Osmanlıya dönük yaklaşımda da görebilirsin.Yalnız Osmanlı mı?Anadoluya boy atmış bütün uygarlıklara cumhuriyet sahip çıkıyor.Çünkü bu, bilimselliğin gereğidir.Hiçbir ülke hurafelerle geçmişini değerlendiremez.Osmanlının edebiyatı, mimarisi, minyatürü, şiiri, anıtları, evleri, nakışları, musikisi; siyasada, sanatta, kültürde, bilimde nesi var nesi yoksa ancak gerçek üniversitelerini kurmuş ve evrensel değer yargılarına oturtmuş bi toplumda değerlendirilebilir.Fransa Cumhuriyetinde 14.Louis’ye nasıl bakılıyorsa, Türkiye Cumhuriyetinde Kanuni Sultan Süleyman’a eşdeğerde, eşölçütte, eşanlamda bakılır.Bu bakış siyasal değil bilimseldir.

-Peki, biz tarihimizi sevip yükseltmeyecek miyiz?

-Leonardo “Sevgi, bilgiden doğar.”demiş.İçi kof sözlerle, hamasi nutuklarla tarihe yaklaşmak kendi kendimizi aldatmak demektir.Cumhuriyet tarihine yaklaşırken de aynı ölçü kullanılır; uygarlık tarihinde “Anadolu ayaklanması”nın anlamı araştırılır.Bugünkü politika kavgalarının körlüğünde tarihi ötesinden berisinden çekiştirmeye kalkışmak, bir çorba tabağının derinliğinde geçmişe iskandik satmaktan başka bir şey değildir.

-Tarihe bakarken klavuzumuz ne olacak?

-Bilim..!Araştırma, inceleme, ön yargısız yaklaşım, bilimsel sentez çabası..!Bu bir uygarlık sorunudur.Cumhuriyet devrimi bize bu fırsatı sağlıyor; üniversitelerimiz üniversite oldukça, fakültelerimizde Osmanlı tarihinin bütün zenginliklerine erişebiliriz.Yoksa geçmişimizin cahili kalırız…

Cumhuriyet devrimi bizi geçmişimizden koparmıyor; geçmişimize bağlıyor.

İlhan Selçuk

Osmanlı ve Cumhuriyet ile Benzer Yazılar:

1 Ağustos 2011 Saat : 9:28
  Genel

Osmanlı ve Cumhuriyet Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

 Son Yazılar FriendFeed

SPONSORLAR

Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı...

E-POSTA ABONELİĞİ

E-Posta adresiniz:

Delivered by FeedBurner

E-Postanıza gelecek olan onay linkine tıklamayı unutmayın.

site ekle

Bu sitede yer alan dökümanlar tanıtım amaçlıdır.Edinilen Dökümanlar 24 saat içinde kullanıcılar tarafından silinmelidir.
Telif Hakkı nedeniyle iletişime geçildiği takdirde,ilgili bağlantı ve linkler gözden geçirilerek 72 saat içerisinde gerekli işlem yapılacaktır.

Bu siteden Alıntı yapılabilir.Alıntı yapıldığı zaman lütfen Kaynak linkini konu içeriğinde gösteriniz.