Elif Şafak-Firarperest E-Kitabı

FİRARPEREST

Tadına doyulmaz, kimi zaman kışkırtıcı, kimi zaman sakinleştirici ama ruhu hep özgür kalan yazılar…
İnsan ki eşrefi mahlukattır, içindeki semavi özü keşfetmekle yükümlüdür. Çıkacaksın yollara, kendine doğru git gidebildiğin kadar. Keşif boynumuzun borcudur. Kendimizi keşfetmek, aşkı keşfetmek, dünyayı keşfetmek, Öteki’ni keşfetmek…
(…)
Çakılı kalmamak sırf alışkanlıklardan ötürü demir attığın koylara. Çıkmak oralardan, geçmek dalgakıranların beri tarafına, bilmediğin memleketlere varmak, tatmadığın yemekler yemek, sözlerini anlamadığın şarkılarla içlenmek, risk almak, dağılmak ve parçalanmak ve hasret çekmek buram buram, gurbetin tadına bakmak ve kendini yabancının gözünden görmek, şaşırmak yeniden, şaşırmak bir çocuk gibi dünyanın hallerine, çeşitliliğine, güzelliğine, acımasızlıklarına… şaşırmak ölene kadar… şaşırma kabiliyetini hiç yitirmemek… budur son tahlilde Âdemoğullarına, Havvakızlarına kendilerini keşfettirten serüven.

Processing your request, Please wait....
4 Ağustos 2011
4.746 kez okundu
blogdan
devamını oku

Ahmet Ümit-İstanbul Hatırası

İSTANBUL HATIRASI-Tanıtım.1

İlk kurban Sarayburnu’nda, Atatürk heykelinin hemen önünde bulunmuştu. Cesedin kolları yukarıya doğru uzatılmış, avuç içleri birbirine bakacak şekilde, elleri naylon iple bileklerinden bağlanmıştı. Cesedin iki yana açılmış ayakları deniz yönüne çevriliydi. Ölünün ayaklarının işaret ettiği yerde, iki çilekeş şehir hatları vapuru, denizin iki ağır işçisi, usulca kıpırdayan maviliğin üzerinde köpükten şeritler bırakarak geçiyordu. İnce bir esinti vardı Sarayburnu’nda. Süt mavisi bir aydınlık. Ortalık mis gibi deniz kokuyordu. Gökyüzünde solmakta olan yarım ay hem cesede hem de vapurlara eşlik ediyordu..

Processing your request, Please wait....
3 Ağustos 2011
858 kez okundu
blogdan
devamını oku

Asaf Savaş Akat Akıntıya Karşı E-Kitap

AKINTIYA KARŞI

Sanal Baskıya Önsöz 3
Devletin Gözünde Komünist, Komünistin Gözünde Burjuvayız
(Tercüman Gazetesi, 24 şubat 1985) 5
Türkiye’ye Gerekli Ütopya: Anti-Sovyet Bir Sosyalizm (Saçak Dergisi,
Nisan 1986) 15
Tanzimat 150 Yıllık bir Sancılı Geçiş Dönemidir (Zaman Gazetesi, 16
Kasım 1987 31
1923-50 Arası Sağ Bir Diktatörlüktür (Sol Kemalizme Bakıyor -R.Çakır
ve L.Cinemre, Metis Yay. 1991) 35
Altı Ok Söyleşisi (Sosyal Demokrat Dergi, Ağustos 1991) 46
Kemalizm Türk Solunu Muhalefete Mahkum Ediyor (Resmi Tarih Sivil
Arayış – R.Çakır, Metis Yay. 1991) 50
Cumhuriyet Yeniden Kurulmalı (Milliyet, 25 Temmuz 1992) 57
İkinci Cumhuriyet Üstüne (Tempo Dergisi, 3 Ağustos 1992) 64
Bir Portre: Asaf Savaş Akat (İktisat Dergisi, Ekim 1992) 65
Kürt Sorunu Mülakatı (Aydınlarımız Ne Düşünüyor -M.Sever, Cem Yay.
1992) 77
Türkiye Laik Değildir (Yeni Zemin Dergisi, Haziran 1993) 83
Çoğulculuğun Engellenmesi Bilginin Üretilmesini de Engeller (Kitap
Dergisi, Ağustos 1993) 98
Türkiye’de Devlet ve Sivil Toplum (İzlenim Dergisi, Ağustos 1993)
110
Statüko ile Devrim Arasında (Yeni Demokrasi Hareketi, YDH yay.
1994) 114
Türkiye’nin bir Liberal Devrime İhtiyacı Var (Polemik Dergisi, Mart-
Nisan 1994) 122

Processing your request, Please wait....
2 Ağustos 2011
369 kez okundu
blogdan
devamını oku

Can Dündar Savaşta Ne Yaptın Baba E-Kitap

SAVAŞTA NE YAPTIN BABA-Tanıtım.1

“Yigitler diyari” namiyla taninan ilimizde bir sarsinti olmustu geçtigimiz yillarda…
Öyle büyük siddette bir deprem degildi aslinda, ama hastanede yüzlerce yarali vardi.
Önce binalar yikildi sanilmisti. Oysa önemli bir enkaz da yoktu.
isin asli sonradan anlasildi:
“Deprem” lafim duyan “yigitler” evi barki, çoluk çocugu ortada birakip kendilerini balkondan atmislardi.
Önemsiz bir sarsinti, evleri degilse bile, asirlik karizmalari yerle bir etmis, “yigitlik” namini ayaklar altina
almisti.
Toprak degil, insanlarin birbirlerine inançlari sarsilmisti.
Deprem olsa bu kadar yikilmazlardi.
2003 yilinin ilk aylarinda böyle sarsildi Türkiye…
Hükümet degisimi, Kibris’ta çözüm umudunun yitirilmesi, Avrupa Birligi üyeliginin tehlikeye girmesi ve
nihayet Irak krizi artçi sarsintilar gibi salladi ülkeyi…
Son darbe, Amerikan-lngiliz koalisyonunun Irak saldirisi oldu.
Depremin merkez üssü Türkiye degildi gerçi, ama tipki deprem yemis illerde oldugu gibi çok sayida
“yarali”ya mal oldu.
Etkisi önümüzdeki yillara yayilacak büyük bir zihni zelzeleydi bu…
“Dogu” ve “Bati” imgelerinin, globallesmenin, yeni dünya düzeninin, Türk-Amerikan iliskilerinin,
Türkiye’nin Ortadogu’daki yerinin, Islamcilikla-Amerikancilik arasinda sikisip kalmis bir hükümetin
sorgulandigi yaman bir depremdi.
Öyle ki, daha sarsinti bitmeden kimin ne oldugu çikti ortaya; inançlar göçtü, ilkeler tarumar, karizmalar
yerle bir oldu.
Savasin alevi sadece Irak’i degil, Türkiye’deki degerler sistemini de kavurdu.
Savasa karsi görünüp savastan para kazanmaya çabalayan müteahhitler, “Amerika kizacak, paramizi
kesecek” diye katliama göz yuman sirketler, “Savas olasiligi arttikça borsa yükseliyor” diye neselenen mirasyediler, milliyetçi görünüp Amerikalidan daha Amerikanci çikan kalemler, üç ay önce oy verdigi
hükümeti simdi “Sasirma, öfkemizi tasirma” diye yerden yere çalan kitleler, “kaba emperya-lizm”in
dönüsüyle eski sloganlarini, bayraklarini, “Hayir”li pankartlarini sandiktan çikarip yollara düsen 68′liler,
78′liler, 88′lilerle tarihe geçecek bir dönüm noktasi oldu 2003 yili…
Herkesin hem kendi yerini hem ülkesinin kaderini yeniden sorguladigi bir insanlik sinavi…
Bu kitapta, sözünü ettigim aylar içinde, Irak krizinin ve savasin sicakligi içinde yazilmis yazilar var.
Kimi Milliyet’te günlük, kimi Aktüel’de haftalik, kimi “Gazetem.net” sitesinde 15′te bir kaleme alinmis
makaleler…
Türklere, Kürtlere, Amerikalilara, Iraklilara hitaben yazilmis satirlar…
Kâh gemlenmez bir öfkeyle, kâh sancili bir hüzünle karalanan, diklenen, sizlanan ya da haykiran,
yayimlandiginda bazen Meclis koridorlarinda, bazen El-Cezire televizyonunda okunan, küfredilen ya da
alkislanan, ama bir dönemin kavgasini alenen ortaya koyan yazilar…
Onlari, oldugu gibi ve yayimlanis sirasiyla topladim bu kitapta…
Herkesin korkuyla balkondan atladigi bir dönemin belgesi olarak basilsin istedim.
O sancili günlerde daima yanimda olan, yaziya dökülen fikirleri hararetle tartisan ve yazilari herkesten
önce okuyup paylasan esim Dilek’e bir tesekkür bu kitap….
Yarin “Savasta ne yaptin baba?” diye soracak ogluma da bir armagan.
Can Dündar Nisan 2003
Simdi Savasa Dikkat!
inanilmaz bir ülke bu Türkiye!..
Bir sürprizler diyari…
Bayram tatilinden yararlanarak bir haftada iki Avrupa kentine gittim.
Meclis kürsüsünde yemin ederken biraktigim Fadil Akgündüz, döndügümde Kartal cezaevinde makarna
kasikliyordu.
Giderken Tayyip Erdogan yasakliydi; yasagi neredeyse kalkmis.
Devletin istihbarat teskilatinin raporunda “çete lideri” oldugu yazilan Mehmet Agar DYP liderligine
tirmanmis.
“Tasfirin erkegi” Tamer Karadagli balayindaydi; geldik ki, evi barki dagitmis.
Bunun adina ister “istikrarsizlik” deyin, ister “dinamizm”; surasi kesin ki, her an her seyin olabilecegi bir
cografya burasi…(önsöz)

Processing your request, Please wait....
2 Ağustos 2011
445 kez okundu
blogdan
devamını oku

Ted Dekker Kutsal Meclis E-Kitabı

KUTSAL MECLİS-Tanıtım.1

New York Times’ın en iyi satan yazarlar listesindeki Ted Dekker bu sürükleyici romanında, kurbanlarını bilinmeyen nedenlerle öldüren bir seri katili ve onu yakalamayı takıntı haline getirmiş bir psikoloğu anlatıyor.

Processing your request, Please wait....
2 Ağustos 2011
664 kez okundu
blogdan
devamını oku

Paulo Coelho Simyacı ve Zahir E-Kitapları

SİMYACI

Romanın kahramanı Santiago’nun anne ve babası rahip olması için onu papaz okuluna göndermiştir. On altı yaşına geldiğinde rahip olmak istemediğini, okuldan ayrılmayı ve gezginci olmak istediğini babasına söyler. Bunun üzerine babası da, oğluna içinde üç adet altın İspanyol parası olan bir kese vererek oğluna “git, kendine bir sürü al ve en iyi şatonun bizim şatomuz ve en güzel kadınların bizim kadınlarımız olduğunu öğreninceye kadar dünyayı dolaş” der ve oğlunu kutsar. Önce, babasının vermiş olduğu parayla bir koyun sürüsü alır ve yaşamının büyük düşünü gerçekleştirmeye başlar; artık geziyordur.

Processing your request, Please wait....
31 Temmuz 2011
1.592 kez okundu
blogdan
devamını oku

Stephenie Meyer Tutulma ve Şafak Vakti E-Kitapları

TUTULMA(ECLIPSE)

Vampirimiz geri dönmüştür ve eski mutlu günler başlamıştır. Fakat bir sorun vardır, vampirler ve kurt adamlar bir anlaşma yapmıştır ve düşman iki kabile olarak birbirlerinin açıklarını beklemektedirler. Yani en iyi arkadaşı Kurt adam ve sevgilisi Vampir olan bahtsız kızımız kitabın ortalarına kadar bu ikili ilişki ile gidip gelir. Bir yandan da ilk kitaptaki başına gelen bela vampirlerden kurtulan vampir ona bir tuzak hazırlamaya başlamıştır. Kitabın sonunda bir işbirliği ile (Kurt Adam -Vampir) üstlerine gelen yeni doğmuş,yani güçlü ama bir o kadar da salak vampir ile dövüşüp…….. Bu kitabımızın da devamı Şafak Vakti oluyor.

Processing your request, Please wait....
31 Temmuz 2011
1.415 kez okundu
blogdan
devamını oku

Montaigne Denemeler E-Kitabı

DENEMELER

Başkaları insanoğlunu yetiştiredursun ben onu anlatıyorum ve
kendimde, pek kötü yetişmiş bir örneğine gösteriyorum. Bu örneği
yeniden biçim vermek elimde olsaydı onu elbet olduğundan çok başka
türlü yapardım. Bir kez yapılmış artık. Şunu söyleyeyim ki, kendimi
anlatırken söylediklerim değişik ve değişken olmakla beraber hiç
gerçeğe aykırı değildir. Dünya durmayan bir salıncaktır: Orada her şey
toprak, Kafkas’ın kayalıkları, Mısır’ın piramitleri, hem çevresiyle
birlikte, hem de kendi kendine sallanır. Durmanın kendisi bile daha
ağır bir sallantıdan başka bir şey değildir. Konumu (kendimi) hep aynı
halde bulundurmak elimde değil. Doğal bir sarhoşlukla, salına serpile
yürüyüp gidiyor. Onu belli bir noktada, canımın istediği bir andaki
haliyle alıyorum. Duruşu değil, geçişi anlatıyorum: Fakat yaştan yaşa,
yahut halkın dediği gibi «yedi yıldan yedi yıla» geçişi değil, günden
güne, dakikadan dakikaya geçişi. Hikayemi saati saatine yazmam
gerekiyor. Az sonra değişebilirim. Yalnız halim değil, amacım da
değişebilir. Benim yaptığım, değişen ve birbirine benzemeyen olaylar,
kararsız ve bazen çelişmeli düşünceleri yazıya dökmektir. Acaba
benliğim mi değişiyor, yoksa aynı konulan ayrı koşullara ve ayrı
bakımlara göre mi ele alıyorum? Her ne hal ise, kendi kendimden
ayrıldığım oluyor. Fakat Demades’in dediği gibi, doğrudan hiç
ayrılmıyorum. Ruhum bir yerde durabilseydi, kendimi denemekle
kalmaz, bir karara varırdım: Ruhum sürekli bir arayış ve oluş içinde.
Anlattığım hayat basit ve gösterişsiz; zararı yok. Bütün ahlak felsefesi
sıradan ve kendi halinde bir hayata da girebilir, daha zengin, gösterişli
bir hayata da: Her insanda, insanlığın bütün halleri vardır.

Processing your request, Please wait....
31 Temmuz 2011
995 kez okundu
blogdan
devamını oku

Stephen King E-Kitapları

SİS

Kitapta kendi tabirleriyle “şanslı yedili” denen çocukların başından geçen bir macera anlatılmakta. Derry kasabasının yüzyıllardan beri gelen bir sırrı vardır. Bir yaratık belli dönemlerde uyanıp küçük çocuklarla beslenip tekrar uyumaktadır. Her otuz senede bir bu olay tekrar eder… Ama bu şlanslı yedili diye tabir ettiğimiz ekip bir gün onu yaralamayı başarır ve büyürler. Her biri dünyanın bir çok yanına dağılır ve çok başarılı, zengin insan olurlar, biri hariç. Ancak otuzyıl sonra yaratık uyanır ve kasabada kalan arkadaşları bu şanslı yediliyi verdikleri sözü tutmak için geriye çağırır. Oysaki kimse hiç birşey hatırlamamaktadır. Yaratık herkesin hayal gücü, korkuları dahilinde gözükür… Kimi için bir playanço, kimi için bir kurt adam, kimi içinse kendi bababası… Ona bir tanımlama getirilemediği için King adını “O” yani “IT” koymuştur.

Processing your request, Please wait....
30 Temmuz 2011
1.073 kez okundu
blogdan
devamını oku

Necip Hablemitoğlu Köstebek E-Kitabı

KÖSTEBEK-Tanıtım.1

Yıl 1925. Büyük Atatürk, genç Cumhuriyetin yurttaşlarına ve dış ülkeler şu tarihi mesajı veriyordu: “Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz”…
Yıl 2002. Türkiye Cumhuriyet, şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olma yolunda, devrimlerden dönüş sürecinin sancılarını yaşıyor…Geçtiğimiz yüzyılın başında, İngiliz işbirlikçisi Derviş Vahdeti, Sait Molla, Dürrizade Abdullah, İskilipli Atıf gibi mürtecilerin tasfiyesi üzerini Cumhuriyet kurulmuştu. Bugün, küreselleştiği iddia olunan dünyada, gerçek anlamda küreselleşen Türkiye vatandaşı mürteciler, İngiltere’nin yanı sıra, ABD, Almanya, Libya, Suudi Arabistan gibi ülkelerden yönetilmeye, yönlendirilmeye devam ediyorlar.

Processing your request, Please wait....
30 Temmuz 2011
912 kez okundu
blogdan
devamını oku
 Son Yazılar FriendFeed

SPONSORLAR

Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı...

Son Eklenen Makaleler

E-POSTA ABONELİĞİ

E-Posta adresiniz:

Delivered by FeedBurner

E-Postanıza gelecek olan onay linkine tıklamayı unutmayın.

site ekle

Hosgeldiniz; E-KİTAP İNDİRME ADRESİNİZ..

Giriş

Parolanızı mı unuttunuz?

Bu Siteye Üye Ol

Siteden tam anlamıyla faydalanmak icin

Lutfen Kayıt Olunuz

 
 

Bu sitede yer alan dökümanlar tanıtım amaçlıdır.Edinilen Dökümanlar 24 saat içinde kullanıcılar tarafından silinmelidir.
Telif Hakkı nedeniyle iletişime geçildiği takdirde,ilgili bağlantı ve linkler gözden geçirilerek 72 saat içerisinde gerekli işlem yapılacaktır.

Bu siteden Alıntı yapılabilir.Alıntı yapıldığı zaman lütfen Kaynak linkini konu içeriğinde gösteriniz.