Ahmet Şerif İzgören-Dikkât Vücudunuz Konuşuyor E-Kitabı

“Yatağa uzanırken uykunuzu getirsin diye elinize aldığınız bir kitabın bütün gece sizi uyutmadığı oldu mu? Dikkat Vücudunuz Konuşuyor böyle bir kitap.” – Dr. Öner Göv “Yıllardır yerli yabancı uzmanların verdiği üst düzey bir çok eğitim programına katıldım, bu kadar etkileyici bir seminerle karşılaşmadığımı rahatlıkla söyleyebilirim.” – Atilla Okumuş Jumbo Genel Müdürü “İş yaşamındaki başarılarını uzun süredir yakından izlediğim Şerif İzgören’in iş yaşamındaki deneyimlerini iletişim başlığı altında okumak çok etkileyiciydi. Herkesin, hayatla ilgili bir şeyler öğreneceği bir kitap.” – Prof. Dr. Vahap Katkat “34 yaşındayım, 34 yıldır böyle ilginç bir eğitim almamıştım yaşama bakış açıma çok şey eklediğini düşünüyorum.” – Önder Aytaç Polis Akademisi Öğretim Üyesi “Bu kitap için keyifli ve etkileyici kelimelerinin yetersiz olduğunu düşünüyorum. Farkında olmadığımız bir hayatın bize sunuluşu” – Prof. Dr. Cihan Akçaboy “Okuduğunuz ve unutamadığınız iki elin parmakları kadar kitap vardır, kesinlikle onlardan birisi” – İsmail İğdeli

21 Eylül 2011
6.670 kez okundu
bosluk

Boris Vasilyev-Sakindi Oranın Şafakları E-Kitabı

Bu göğüs göğüse savaşta tek şeyi biliyordu başçavuş: Gerilemek olmazdı. Bu kıyıda, Almanlara bir karış toprağı kaptırmamak gerekiyordu. Ama zor, ama umutsuz, olsun tutunmak vardı, tutunmak. Bu konumda tutunmak, yoksa çiğnerlerdi adamı ve o zaman herşey mahvolurdu. Öyle bir duyguya kapılmıştı ki, Vaskov o an, sanki sırtıyla koca Rusya’yı örtmüş, kanadını ona germişti. Sanki o, Fedot Yevgrafiç, yurdunun en son oğlu, savuncusuydu… Ve o anda dünyada başka kimseler yoktu. Yalnız o, düşman ve Rusya vardı… Yalnız kimbilir nasıl üçüncü bir kulağıyla da kızları dinliyordu: Ateşleniyor muydu silahları, yoksa susmuş muydu? Ateşleniyorsa, sağ salimdirler demek. Demek kendi cephelerini, kendi Rusya’larını tutuyorlar henüz, savunuyorlar!

21 Eylül 2011
1.364 kez okundu
bosluk

Blogdan E-Kitap Arşivi-6

Elvin Azar Süzer-Ana Tanrıça Şeytan

İnsanlığın ilk taptığı tanrı bir ana tanrıçaydı! Dünyayı olduğu kadar, evreni de yarattığına inanılan bir tanrıça… İnsanlar ona İÖ. 8000 yılından başlayarak, Sümer’de, Mısır’da, Anadolu’da, Roma’da, kuzey ülkelerinde; hatta Amerika’da (Aztekler ve Mayalar) binyıllarca taptılar. O bir bolluk ve verimlilik tanrıçasıydı. Bu nedenle ona hep seks dolu şölenlerle aracılığı ile tapıldı. Sonra Yahudilik geldi; binyılların ana tanrıçası, bir şeytana dönüştürüldü!

13 Eylül 2011
2.233 kez okundu
bosluk

Blogdan E-Kitap Arşivi-5

Maksim Gorki-Ana

Nilovna Rusya’nın bir kasabasında yaşayan bir işçi eşidir. Kocası onu evde sürekli kullanıyor ve oldukça sık döverdi. Kasabadaki diğer evlerdeki durum da pek farklı değildir. Kasabada kimse birbirine yakın değildir. Herkes birbirini nedensiz bir kinle izlemektedir. Kocasının ölümüyle Nilovna’nın tek yakını oğlu Pavel kalır. Pavel içki içmeyi dener, içki pek hoşuna gitmez. Sonraları ise kendini sosyalizme verir ve boş zamanlarında bol bol kitap okumaya, arkadaşları ile bazı toplantılara katılmaya başlar. Ana ise endişeli ve biraz da meraklı bir halde onları izlemektedir. Onu en çok endişelendiren onların Hıristiyanlık hakkındaki düşünceleri ve oğlunun yakalanma ihtimalidir. Önce onlarda kalmaya başlamış olan Andrey, sonraysa oğlu tutuklanır. Oğlunun tutuklanmasındaki en büyük etken oğlunun fabrika müdürüyle yaptığı tartışma ve ortaya çıkan bildirilerdir. Oğlunun hapse girmesinden sonra bir arkadaşının tavsiyesiyle Nilovna fabrikada bir işe girer ve bildirileri içeri sokarak onların devamlılığını sağlar. Bu sıralarda Andrey de hapishaneden çıkar ve Ana’ya gizliden gizliye okuma yazma öğretmeye başlar. Bu sayede Ana’nın Andrey’e duyduğu sevgiyi ve güveni artar. Ayrıca Ana oğlunun kendine hiç söylemediği bazı yanlarını Andrey’den öğrenir. Oğlunun Saşa’yı sevdiğini fakat dava uğruna evlenemediğini öğrenmesi, özellikle bunu başka birinden duyması iyice moralini bozar.
Pavel hapisten çıktıktan sonra da evlerine yapılan baskınlar devam eder. İspiyoncu Isay’ın öldürülmesinden sonra daha da sıklaşır. Fakat herhangi bir tutuklama olmaz. Bu sırada, Pavel ve arkadaşları 1 Mayıs hazırlıklarına devam etmektedirler. Ana, Pavel’in işçi bayramında bayrağı taşıyacağını öğrenir bu ise Pavel’in tutuklanıp kürek yada sürgün cezasına çarptırılacağı anlamına gelmektedir. Ana daha bilinçli olmasına rağmen, Pavel’in bu inadını saçma bulmaktadır. Ama oğlunu vazgeçiremeyeceğinin farkındadır. 1 Mayıs’ta bildirilerin de etkisiyle herkes sokaklara dökülür ve yürüyüşe geçerler. Askerle karşılaşılınca ise grupta Pavel, Andrey ve birkaç yoldaş kalır. Askerler onları yaka paça yakalayıp hapsederler.
Kendisi için en iyisinin kente gitmek olduğuna karar verilir. Kentte, Nikolay isminde bir gencin yanında kalmaya başlar. Fakat eskisi gibi boş boş evde oturmak değil, fabrikada olduğu gibi dava için, oğlu için bir şeyler yapmak istemektedir. Oğlunun arkadaşı olan Rıbin isimli birinin kasabadayken köylere gidip onları uyaracağı bilinmektedir. Rıbin efendi takımına büyük kin duymaktadır. Pavel ve Andrey ise devrimin kansız bir şekilde yapılması taraftarıdırlar ve Rıbin’in halkı isyana sürükleyeceğini düşünmektedirler. Pavel ve arkadaşları hem bu kini kıracak hem de insanları, ezenlere karşı uyaracak bildiriler yayınlamayı planlarlar. Ana görevi üzerine alır. Köylere giderek, Rıbin’e kitap ve bildiri taşımaya başlar. Bu sayede dağıtımda Rıbin’den de faydalanmış olurlar. Ana Rıbin’in insanın sinirini bozan sözlerini sevmemekle beraber onun insanların acılarını gördüğünü ve halk için çalıştığının farkındadır.
Bu gezilerden birinde köyde çalıştığı fabrika tarafından adeta kanı emilmiş hasta bir gençle tanışır. Bu gencin anlattıkları henüz kafasında canlandıramadığı sömürülmenin canlı kanıtıdır, artık kendini işine daha fazla vermeye başlar. Bu, Nilovna’nın gördüğü burjuvazi tarafından çürütülmüş ilk kişiydi. Daha sonraları sürekli evlerine gelen bir yoldaşın zatüreye yenik düşmesine, bir başkasının kafasının kılıç kabzasıyla acımasızca ezilmesine şahit olur. Köye gittiği günlerden birindeyse Rıbin’in polislerce acımasızca dövüldüğünü görür. Bu tecrübelerin etkisiyle burjuvazinin gücünün yine halktan geldiğini, halkı halka kırdırarak insanları korkuttuğunu fark eder. Bu kafasındaki, halkı bilinçlendirmenin bir çözüm olabileceği düşüncesini güçlendirmektedir. Ayrıca bu tür tecrübeler kazanması ve inancının artması, kendine güvenilir ve içten konuşmalar yapabilmesine yardımcı olur. İnsanların kendisini dinlemeye başlaması ve onları etkileyebildiğini görmek Nilovna’nın çok hoşuna gider.
Mahkeme günü gelir. Ana; mahkemeden çok korkmakta savcının ve yargıcın, sorgulayıcı ve aşağılayıcı sorular sorup oğluna hakaret edeceği fikrini bir türlü kafasından atamamaktadır. Mahkeme’nin düşündüğü şekilde gitmez. İlk bölümde savcı yalnızca onları bazı yüzeysel laflar kullanarak suçlar. Ana Oğlu ve arkadaşlarının ise pek korkmadıklarını kolayca anlar. Oğlu Rusya’da büyümekte olan kapitalist düzenden ve insanların sömürülmesini konu alan etkileyici bir konuşma yapar, fakat yargıç tarafından susturulur. Diğerleri ise mahkemeyi tanımayarak ifade vermeyeceklerini söylerler. Hepsine sürgün cezası verilir. Ana bu karara sevinir. Çünkü ona, oğlunun sürgünün ilk yıllarında kolayca kaçabileceği söylenmiştir. Mahkemeden sonra arkadaşları Pavel’in konuşmasının basılmasına ve dağıtılmasına karar verirler. İtirazlara karşın, Nilovna oğlunun konuşmasının dağıtımını üstlenir. Köye giderken trende bir hafiyenin peşinde olduğunu fark eder. Hafiyenin üzerine yürümesiyle bağıra bağıra insanların acılarını ve sistemin aşağılık yanlarını anlatmaya başlar. Bir yandan da oğlunun konuşmalarını etrafındaki aç beyinlere dağıtmaktadır. Sonunda kan revan için tekmelerle tokatlarla tutuklanır.

7 Eylül 2011
2.473 kez okundu
bosluk

Blogdan E-Kitap Arşivi-4

Dosya İçeriği

Tarihteki İlginç Olaylar

Makedonya Kralı Philip hükmettiği yıllar boyunca kötü ününden ve ileri
derecedeki aşağılık kompleksinden çok çekti. Krallığını, Yunan dünyasında
hatırı sayılır güçlerden biri haline getirmiş olmasına rağmen, Korintliler,
Atinalılar ve Spartalılar gibi güneydeki daha kültürlü komşuları kendisini ve
arkadaşlarını hep vahşi, dağda yaşayan barbarlar olarak gördü. Kişisel geçmişi
ve görünüşü de yüksek yerlerde saygı görmesine yetmiyordu. Öncelikle ordusunu
savaş alanına kendi götüren askeri bir liderdi.
Bunun sonucu olarak da birçok yerinden yara almıştı. Aldığı kötü darbelerden
biriyle bir gözünü kaybetmiş ve bir mızrak darbesiyle de baldırından
yaralanmıştı. Bu yaraların ikisi de doğru düzgün iyileşmeyip sürekli irin
akıtıyorlardı. Özellikle bacağından çok kötü bir koku geliyordu. Ayrıca
dedikodulara göre, tahtı ele geçirebilmek için anne katili olarak affedilmez bir
suç işlemişti.
Özel yaşamı da aynı derecede skandallarla doluydu. İlk karısı Dionysius
rahibesi, yani bugünkü söylemle tapınak fahişesiydi. O zamanlar böyle bir iş çok
kabul görüyordu ve o da küçük bir kralın kızı olduğunu iddia ediyordu. Gerçek
skandal ise halkın önünde kavga etmeleriydi. Philip’e bir oğul doğurdu, efsanevi
İskender’i ve sonra İskender’in babasının Philip olmadığını, tanrı Zeus’un bir
yılan kılığına girerek odasına girdiğini ve çocuğun Zeus’dan olduğunu her yerde
konuşmaya başladı.
Günümüzün politika ve seks skandalları Pella’nın başkentinde kraliyet
sarayında dönen olaylar karşısında hiç kalır. Karısı, Philip’i resmen
boynuzladığını açıklıyordu. Kadının yılanlarla dolaştığı bilinmekteydi. Kral da,
kendisiyle yatmak isteyen herkesle, erkek-kadın ayırt etmeden yatma arzusuyla
tanınıyordu.
İskender’le olan ilişkisi sevgi-nefret ilişkisi olarak tanımlanabilir. Bir yandan
aralarında gerçekten sevgi dolu anlar geçiyordu. Philip, zamanın en ünlü hocası
Aristoteles’i İskender’e ders vermesi için getirtmiş ve burnu havada Yunanlıların
çocuğa saygı göstermeleri için yanıp tutuşmuştur. İskender de katıldığı ilk büyük
savaşta babasının etrafı düşman askerleriyle çevrildiğinde onu kurtarmak için
ileri atılmıştır. İskender, kelimenin gerçek anlamıyla kendisini babasıyla
düşman mızrakları arasına atmıştı…(Kitaptan)–maximumbilgi.com araştırma serisi

7 Eylül 2011
4.156 kez okundu
bosluk

Blogdan E-Kitap Arşivi-3

Dosya İçeriği;

Adalet Ağaoğlu-Bir Düğün Gecesi

Bütün olaylar Ankara’da birkaç saatlik düğün esnasında geçer.Her biri ayrı yollar tutturmuş üç çocuk anası Fitnat Hanımın torunu Ayşen evlenmektedir.12 Mart hadiselerinden bir süre sonradır.Fitnat Hanımın büyük oğlu İlhan eski bir milletvekili, halen işini bilir zengin bir insandır.Karısı Müjgan da bu burjuva hayatına uymuştur.Fitnat Hanımın öğretim üyesi olan küçük kızı Aysel marksisttir ve yeğeninin düğününe gelmemiştir.Aysel’in kocası Ömer de Siyasal Bilgilerde profesör iken marksist düşüncelerinden dolayı bir ara görevinden uzaklaştırılmışsada tekrer görevine dönmüştür.Fitnat hanımın diğer kızı ressam Tezel inançsız ve bedbin bir marksistse de , dönemin adamı olmaya yanaşan solcuları göre göre onlara olan inancını da kaybetmiştir.Tezel iki defa evlenip boşanmıştır,bohem bir hayat sürmektedir.İlhan kızı Ayşen’in anarşistler eline düşmekte olduğunu fark ederek onu bir general oğlu olan Ercan’la alelacele evlendirmektedir.

4 Eylül 2011
1.726 kez okundu
bosluk

Soner Yalçın-Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor E-Kitabı

BU DİNCİLER O MÜSLÜMANLARA BENZEMİYOR-Tanıtım.1

Tehlike, tehlikeyi göze almadan yok edilemez…

Yeşil Gladio’nun dinci tetikçileri…
FBI’ın yetiştirdiği dinci istihbaratçılar…
CIA’in kefil olduğu dinci cemaat liderleri…
ABD’den maaş alan dinci köşe yazarları…
Utah’ta TSK aleyhine yayın yapan dinci yalan makineleri…
Kendini peygamber sanan Amerikalı şeyhe bağlı dinci milletvekili…
“Yahudi malları almayın” deyip Yahudilerle ticaret yapan dinci gazete…
İsim isim… Olay olay…
Ergenekonvari komplolar hangi ülkelerde nasıl sahneye kondu?
George Soros’un vakıfları, gazeteleri ve politikacıları bu oyunun neresinde?
Türkiye’de hangi gazetelere, hangi kanaldan para akıtılıyor?
TSK neden hedefte?
Solcu liberallerin New York’taki akıl hocaları kimler?
Uluslararası Yazarlık Programı (IWP) Türkiye’den nasıl yazar devşiriyor?
Kim bu ödüllü edebiyatçılar?
İsim isim… Olay olay…

17 Ağustos 2011
1.588 kez okundu
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed

SPONSORLAR

Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı...

E-POSTA ABONELİĞİ

E-Posta adresiniz:

Delivered by FeedBurner

E-Postanıza gelecek olan onay linkine tıklamayı unutmayın.

site ekle

Bu sitede yer alan dökümanlar tanıtım amaçlıdır.Edinilen Dökümanlar 24 saat içinde kullanıcılar tarafından silinmelidir.
Telif Hakkı nedeniyle iletişime geçildiği takdirde,ilgili bağlantı ve linkler gözden geçirilerek 72 saat içerisinde gerekli işlem yapılacaktır.

Bu siteden Alıntı yapılabilir.Alıntı yapıldığı zaman lütfen Kaynak linkini konu içeriğinde gösteriniz.